Karadeniz Turları
29 Ekim Turları
Ramazan Bayramı Yurtdışı Turları
Hindistan Turları
Fırsat Turları
Bakü Turları
Bansko Kayak Turları
Butik Amerika Turları
Kiev Turları
Günübirlik Turlar
Balayı Takvimi
Nehir Turları
Gap Turları
Lİkya Turları
Cruise Turları
Kars Turları
Yurtiçi Turlar
Yurtdışı Turları
Küba Turları
Yılbaşı Turları
Balkan Turları
Kurban Bayramı Yurtdışı Turları

1.Gün TRABZON, ÇAMLIHEMŞİN, MASELAVAT VADİSİ, KOMATİ YAYLASI
Sabah Trabzon Havaalanı’nda buluşmanın ardından Rize Çamlıhemşin‘e doğru hareket ediyoruz. Saat 12.00 civarında Mollaveyis Köyü’ne varıyoruz. Öğle yemeğimizi burada alacağız. Burada yemek yerken herkes birbiri ile tanışıyor. Yemekten sonra son alışverişlerimiz yapıyoruz. Bir hafta boyunca bir daha market, bakkal yüzü görmeyeceksiniz ona göre alışveriş yapın. Alışveriş yaparken de yaylalardaki çocukları unutmayın, ufak tefek hediyeler almanız onları çok sevindirecektir. Alışverişimizi tamamladıktan sonra bizi ilk konaklama yerimiz olan Komati Yaylası’na hareket ediyoruz. Komati Yaylası’na iki buçuk saatlik bir yolculuk yapacağız. Eğer hava açıksa yolda Tatskeri Yaylası‘na (1900 m.) uğrayacağız. Buraya uğramamızın sebebi eğer hava açıksa tüm sahil şeridi, Pokut Yaylası, Hazindak Yaylası, Gito Yaylası ve Kaçkarları gören bir mevkide olması. Yani hava açık olsun diye dua edin. Yolculuğumuz Maselavat Vadisi‘ni geçerek devam ediyor. Bu vadide klasik Karadeniz yerleşimine şahit olacağız. Dik yamaçların kenarına kurulmuş ahşap evler vadiyi süslüyor. Yol boyunca göreceğiniz anıt ağaçlar ise cabası, her biri bulutlara değme çabasındaki bu ağaçlar yörenin bilinmeyen bir yüzünü bize sergiliyor. Komati Yaylası’na yaklaştığımız habercisi ise yol kenarında gürül gürül akan Çetekalevi Şelalesi. Şelale oldukça yüksek ve fotoğraf için çok uygun. Kısa bir fotoğraf molasının ardından yola devam ediyoruz. Yaylaya çok yaklaştığımızda ise petek evleri göreceğiz. Bunlar arı kovanı aslında ama bildiğiniz ev gibi yapılmış. İçinde bir sürü kovan bulunmakta, ayılar peteklere zarar vermesin diye yapılmış ve sonunda Komati Yaylası’na varıyoruz. Yayla 1484 metre yükseklikte ve çok iyi korunmuş. Ahşap dışında bir yapıya izin vermiyorlar. İki gece konaklayacağımız ahşap pansiyonumuza yerleştikten sonra, yaylayı dolaşabilirsiniz.Konaklama Tipi: Dağ / Yayla Oteli

Önemli: Tur boyunca her gün telefon ile konuşabileceksiniz ama yürüyüş sırasında belirli yerlerde. Konakladığımız yerlerde telefon çekmez.
Not: Turun en önemli özelliği yürüyüşlerin saat 15.00 civarında bitiyor olması. Dinlenmek, fotoğraf çekmek ve muhabbet etmek için bol bol vaktiniz olacak.

2.Gün EĞRİSU YAYLASI, GOLAZENA, KÖPRÜLÜ ŞELALE
Bugünkü yürüyüşümüz kahvaltının ardından pansiyondan başlayacak. Hedefimiz 2080 metre yükseklikteki Eğrisu Yaylası. Yaylaya yürüyüşümüz iki buçuk saat sürecek. Yürüyüş parkuru çok güzel ne çok dik ne de dümdüz. Çıkarken vadinin sağ tarafındaki patikayı takip ediyoruz. İlk başlarda orman içinde ve kenarında yürürken yükseldikçe orman kayboluyor. Yayladaki evlerin mimarisi taş veya ahşap taş karışıktır. Evler kışın çığdan zarar görmesin diye oldukça alçaktır. Çatı baş hizanızdadır o kadar alçak yani. Altıparmak Dağları'nı gören bir konumdadır ve diğer tüm Karadeniz Yaylaları gibi yanından dere akar. Yaylanın sol tarafındaki yamaçta Golezana Yaylası vardır. Bu iki yayla kavgalı ve kavgaları Osmanlı zamanından beri devam ediyor. Rehberiniz anlatacaktır. Yaylada verilen öğle yemeği ve fotoğraf serbest zamanının ardından Komati Yaylası'na geri dönüyoruz. Dönüşü vadinin diğer tarafındaki toprak yoldan yapıyoruz. Yolda çıkarken derenin karşısından gördüğümüz Köprülü Şelale'de serinleme fırsatınız olacak. Yani mayo, şort ve havlunuzu yanınızda taşıyın. Şelaleden sonra yaylaya gelmeden hemen önce dereye girmek için çok uygun bir yer var. Burada dereye girenler soğuk suyun ve derenin jakuzi etkisinin günün tüm yorgunluğunu aldığını görecekler.Yürüyüş: 4 saat (molalar hariçtir) Zorluk Derecesi: Orta - Hafif eğimli iniş & çıkış Konaklama Tipi: Dağ / Yayla Oteli

3.Gün NOZONA, DİDİNGOLA ( BÜYÜK YAYLA )
Bugün kahvaltıdan sonra Komati'den ayrılıyoruz. Hedefimiz Didingola yani Büyük Yayla. Komati'den ayrılmadan önce eşyalarımızı araca yükleyip Didingola’ya gönderiyoruz. Bugünkü yürüyüşü yapmak istemeyenler bu araçla yaylaya gidebilirler.İlk durağımız Nozona Yaylası'na olan çıkışımız yaklaşık 1 saat 45 dakika sürecek. Nozona, Ermenice mola yeri demek ve 2004 metre yükseklikte.
Bilmeyenler için söyleyelim bu bölgede Ermeniler de yaşıyordu (ki hala yaşayanlar vardır) bu nedenle bazı isimler Ermenicedir. Keyifli bir patikadan çıkacağız bazı yerleri dik ama mola verilecek düzlükleri de var. Mevsime göre böğürtlen, dağ çileği, yaban mersini yiye yiye çıkacağız.Nozona telefonun çektiği bir yer olduğu için yarım saat kadar burada kalıyoruz. Daha sonra Didingola’ya  (Büyük Yayla) doğru yolumuza devam ediyoruz. İki saatlik yürüyüşün ardından Büyük Yayla'ya varıyoruz. Patika çok eğimli değil rahatlıkla durmadan yürüyebilirsiniz. ve sonunda yaylaya geldik. Burası adı gibi büyük bir yayla ve 2400 metre yükseklikte . Yaylacılığın ve hayvancılığın aktif olarak sürdüğü ender yaylalardan biri. Hemen karşınızda yükselen Altıparmak Dağı ise bakmaya doyamayacağınız manzarası. Yaylada 100 kadar ev var, hepsi ahşap veya ahşap taş karışımı. Burada iki katlı ahşap evler de var. Bizim kalacağımız yayla evi de iki katlı. Yedi odalı, çift banyo tuvaletli, mutfaklı, temiz, şirin, bir ev. Yaylada akşam jeneratör çalıştırıyorlar, yani elektriğimiz de var. Pilleri, telefonu şarj edebileceksiniz. Eve ilk girenin işi ocağı yakmak veya yanan kuzinenin üzerine suyu koymak. Odalara yerleşmeden önce güzel bir yemek yiyeceğiz, çaysız olmaz. Odalara yerleştikten sonra yaylaya çıkıyoruz.Bu turun en önemli amaçlarından biri sizleri yayla insanları ile tanıştırıp, kaynaştırmak. Bunu başarıyoruz ki eve dönmeyenler oluyor, Yayla insanına aldığınız herhangi bir şey için (ekmek verirler, kaymak verirler) para teklif etmeyin kabul etmezler, bozulurlar. İsteyenler burada peynir satın alabilecek.Yürüyüş: 3,5 saat (molalar hariçtir), Zorluk Derecesi: 1,5 saat zor - eğimli çıkış, 2 saat kolay - hafif eğimli çıkış, 
Konaklama Tipi: Köy / Yayla Evi

Önemli: Üç gün boyunca kalacağımız evde işler ortak yürütülür, yemek ve bulaşık her şeyi ortak yaparız. Tıpkı orada yaşayan aileler gibi. Etliye sütlüye karışmak istemeyeni de dışlamayız (hiç rastlamadık ama), canı sağ olsun. Yemekler kim yaparsa yapsın çok güzel oluyor. Sütten tatlı yapacaklar önceden rehbere bilgi versin ki malzeme alabilelim.
Not: Keçi sütü sağmak enteresan bir deneyim ve sanıldığından daha kolay. Bu deneyimi yaşamak isteyenler Didingola'da kaldığımız sürece sabah saat 05.00'te ve akşam saat 18.00'de sütlerini sağabilir.

4.Gün LELVAN GÖLLERİ
Müthiş bir yayla kahvaltısının ardından saat 09.00 civarında Lelvani Göller Bölgesi'ni içeren yürüyüşümüz başlayacak. Toplam yürüyüş süremiz dört saat civarında. Önce kaldığımız evin karşı yamacındaki patikadan yükselmeye başlıyoruz. Yarım saatlik yürüyüşün sonunda sahili gören balkona ulaşıyoruz. Burası aynı zamanda telefonun bugün çektiği nokta. 15 dakikalık molanın ardından karşımızda gözüken Lelvan Geçidi'ne doğru yürüyüşe devam ediyoruz. Patika sonlara doğru biraz dikleşiyor ama çok uzun değil. Geçide vardığımızda kısa bir fotoğraf molası veriyoruz. Bu arada hatırlatmadan geçmeyelim makinanızın pili her zaman dolu ve yanınızda yedek kart olsun. Çünkü eliniz parmağınız hep deklanşörde olacak. Geçitten aşağıya öğle yemeği molası vereceğimiz ve yüzeceğimiz (evet gene mayo havlu taşıyın) 2600 metre yükseklikteki Lelvan Gölü'ne doğru iniyoruz. Yarım saatlik yürüyüşün ardından gölün kenarındayız. Buradan Golazena Yaylası gözüküyor. Yüzme ve yemek molasından sonra geçide geri dönüyoruz. Çıkış 45 dakika sürüyor. Geçide geldikten sonra etrafı daha iyi görmek için 20 dakikalık yürüyüşle üstünde olduğumuz tepenin zirvesine çıkıyoruz. İşte burası uçma hissini yaşayabileceğiniz bir yer. Sağ tarafınızda Altıparmak Dağı, Kemerli Kaçkar Dağı, yine sağınızda Ambar Gölü, karşınızda Çifte Göller, altınızda Eğrisu Gölü Dönüşümüz çıktığımız yolun karşısından olacak, burada belirli bir patika izlemiyoruz, zamana bağlı olarak fotoğraf çeke çeke iniyoruz. Balkonda son telefon molasını verip yaylaya dönüyoruz.
Yaylayı gördükten sonra serbest bırakıyoruz sizi, eve ilk varan kuzineyi yakıp, çay suyunu koyar. Çayları yudumladıktan sonra yayladaki çocukların oyun oynadığı ve yaylacılar ortak aktivitelerini (horon vb.) çimenliğe gidip yayılıyoruz. Çimenliğin ortasından akan dereye ayaklarımızı sokup günün yorgunluğunu gideriyoruz.Akşam bize hoş geldin demek için bir organizasyon yaparlarsa şaşırmayın, katılın. Aaaal oynaaa!! :)Yürüyüş: 3,5 saat (molalar hariçtir) Zorluk Derecesi: Orta - orta eğimli iniş & çıkış Konaklama Tipi: Köy / Yayla Evi

5.Gün ÇATALKAYA, KOÇ DÜZÜ, CENNET CEHENNEM
Gene çok keyif alacağınıza emin olduğumuz bir güne başlıyoruz. Kahvaltının ardından saat 09.00 civarı yürüyüşe başlıyoruz. Bugün turun en kolay yürüyüşünün olduğu gün. Toplamda dört saat yürüyeceğiz ve isteyenlerin çıktığı Cennet Cehennem Zirvesi ( Bu adı biz koyduk! boşuna araştırmayın) hariç neredeyse dümdüz. Yürüyüş tamamen patikada geçiyor, yürüyüşün başlarında yaylanın mezarlığından geçiyoruz ve evet yine mezarımın böyle bir yerde olmasını isterim sonra muhabbeti dönecek. 20 dakika sonra Çatalkaya'ya varıyoruz. Bu kaya görebileceğiniz en fotojenik kayalardan biri. Adını çatala benzediği için almış. Belli bir noktaya kadar üstüne çıkabiliyorsunuz. Burada fotoğraf çektirmeden geçmeyin.Ardından 15 dakika sonra telefon çeken noktaya varıyoruz. Yine bir 10 dakika telefon molası veriliyor. 45 dakika sonra gene Didingola gibi 2400 metre yükseklikteki Koç Düzü Yaylası'na varıyoruz. Yaylanın hemen girişinde Koç Düzü Gölü veya Adalı Göl denen göl var. Yaniii artık biliyor olmanız lazım mayo ve havlu çantada. Göl kenarında biraz mola verdikten sonra öğle yemeğimizi hava durumuna göre ateşte sucuk veya kumanya şeklinde alıyoruz.Yemeğin ardından isteyenlerle (hava kapalı ise çıkılmaz) Cennet Cehennem'e çıkıyoruz. Burası tüm yaylayı, gölü, ilk gün çıktığımız yolu gören bir tepe. Neden Cennet Cehennem dediğimize gelince; bu tepenin yaylaya bakan tarafı cennet gibi (daha gitmediğimizden tam olarak emin değiliz) yayla, göl çok güzel bir manzarası var. Tepenin arka tarafı ise heyelan nedeni ile çok dik bir hale gelmiş ve tamamen toprak, böyle bakan korkuyor. Bu nedenle bu tarafa da cehennem (bundan da tam olarak emin değiliz) diyoruz. Cennet mi cehennem mi bilemeyiz ama fotoğraf için muhteşem bir yer.Sonra yaylaya dönüş başlıyor, saat 15.00 civarı yayladayız. Bugün isteyenlerle (ki şimdiye kadar isteyen çıkmadı) yaylanız arka tarafındaki Kuru Göl'e çıkılabilir. Gidiş-dönüş iki saat deniyor ama değişebilir tabi.
Yürüyüş: 3 saat Zorluk Derecesi: Kolay Konaklama Tipi: Köy / Yayla Evi

6.Gün BALIKLIGÖL, KAÇKAR GÖLÜ, ALTIPARMAK DAĞI, AVUSOR YAYLASI, AYDER YAYLASI / MOLLAVEYİS KÖYÜ
Bugün Didingola’dan ayrılma vakti. Sabah erken saatte ayrılırken  yayladakilerle vedalaşıyoruz. Kiminiz hüzünlenecek, kiminiz ağlayacak, kiminiz de fotoğrafları göndermek için adres toplayacak. Ama eminiz ki hepinizin kalbi orada kalacak. Çantalarımızı Ayder’e gidecek araca yükledikten sonra arkamızda Didingola manzarası ile yürüyüşe başlıyoruz. İlk başta çok eğimli olmayan patika göle yaklaştıkça dikleşiyor ama S’ler çizen patika sayesinde çok zorlanmadan 2760 metre yükseklikteki Kaçkar Gölü’ne varıyoruz. Gölle bağlantılı olan ve içinde alabalık yaşayan Balıklı Göl‘ün yanından geçiyoruz ve tabi göl varsa mayo ve havlu da var hatırlatmamıza gerek yok. Göl kenarında yarım saatlik yüzme ve fotoğraf molasından sonra Altıparmak Dağı’na giden geçide doğru çıkıyoruz. Şimdi burada önemli bir nokta var. Diğer tarafa üç farklı geçitten geçilebiliyor. İlki hemen gölün üstünde, kısa ama dik ve zor, diğeri biraz solda hem uzunluk hem diklik orta, en soldaki ise uzun ama kolay. Grubun durumuna ve isteğine göre rehberiniz birisini seçecektir. Hangi geçit olduğu fark etmez, geçidin üstüne çıktığınızda tam karşınızda 3562 metre yükseklikteki Altıparmak Dağı ile yüzleşeceksiniz. Bir dağı net ve tam böyle karşıdan görmek çok ilginç bir duygu. Burada uzun bir fotoğraf molası verdikten sonra vadinin aşağısına doğru inip 15 dakika süren Avusor geçidini çıkıyoruz. Bundan sonra yokuş aşağı patikayı takip ederek 1,5 saat sonra yürüyüşümüzün sonuna 2400 metre yükseklikteki lazların yaşadığı Avusor Yaylası’na varıyoruz. Öğle yemeğimizi yedikten sonra (Yemekte ısırgan çorbası, minci ve mısır ekmeği var. Minci nedir demeyin muhlamayı beşe katlar. Tüm yemeklerimizi ortalığa dökecek değiliz ya, bir şeyler de bize kalsın.)  yemekten sonra aracımızla yapacağımız 1 saatlik yolculukla Ayder’e varıyoruz ve otelimize yerleşiyoruz. ( Ayder otellerdeki yoğunluğa göre bu turun konaklaması Mollaveyis Köyü’nde de gerçekleştirilebilir.) Yürüyüş: 5 saat (molalar hariçtir) Zorluk Derecesi: Orta zorlukta yaklaşık 2 saati yokuş yukarı geri kalan süre düz veya yokuş aşağı., Konaklama Tipi: Dağ / Yayla Oteli

7.Gün FIRTINA VADİSİ, PALOVİT ŞELALESİ, ZİL KALE, DÖNÜŞ
Eşyalarımızı toplayıp aracımıza yerleştikten sonra Fırtına Vadisi gezimize başlıyoruz. İlk olarak Zil Kale‘ye (Zir Kale) uğruyoruz. 14.yy’a tarihlenen kaleyi gezip  fotoğrafladıktan sonra Palovit Şelalesi’ne doğru yolumuza devam ediyoruz. 15 metre yükseklikten akan şelale Karadeniz’in debisi en yüksek şelalesi ünvanına sahip. Şelaleyi fotoğrafladıktan sonra Tarzanpark Macera Parkı’na gidiyoruz. Burada ilk olarak öğle yemeğimizi alıyoruz. Ardından serbest zamanınız başlıyor. Dileyenler parktaki aktivitelere katılabilir ve eğlenceli dakikalar geçirebilir. Macera parkından ayrıldıktan sonra Trabzon Havaalanı’na doğru yola çıkıyoruz. Kalan zamana göre yolda Rize Bezi ve Sürmene Bıçağı satış noktalarına uğrayacağız. Saat 17.00 civarı havaalanına ulaşıyoruz ve bir başka Tatil Takvimi  gezisinde buluşmak üzere sizlerle vedalaşıyoruz. Yürüyüş: 1 saat Zorluk Derecesi: Kolay

Güzel ve keyifli bir tatil geçirmenizi sağlayacak önemli maddelerden biri de nasıl giyindiğinizdir. Özellikle bu tatil doğada geçiyorsa. Almanların bir lafı var ‘‘ Kötü hava durumu yoktur, kötü malzeme vardır’’ diye.

Bu laf sanırım durumu özetliyor. Hava durumu ne olursa olsun (extreme hava koşulları hariç) sizin uygun kıyafet ve malzemeleriniz varsa tatilden keyif almaya devam edersiniz.

Aşağıda size önerdiğimiz giyim ve malzeme listesini göreceksiniz.
Küçük sırt çantası
: Yürüyüş esnasında polar, matara, krem, kumanya gibi sık kullanacağınız malzemelerinizi koyacağınız 20-30lt kapasiteli, mümkünse bel kolonu olan sırt çantası.
Yürüyüş Botu: Yürüyüşler genelde patikalarda geçeceği için sert tabanlı ayakkabıları tercih etmelisiniz. Biz size su geçirmez özelliğe sahip yürüyüş amaçlı botları öneriyoruz. En önemli detay botlarınızın bilekleriniz sarmasıdır. Turda giyeceğiniz ayakkabıyı uzun süredir kullanmıyorsanız lütfen şehirde bir gün giyin.
Yedek ayakkabı, sandalet veya terlik getirebilirsiniz. 
Tozluk: Bileğinizden dizinize kadar kapatır ve botunuza taş, toprak, çamur, kar girmesini engeller. Ayrıca olası çamurlu bir parkurda paçalarınız temiz kalır.
Yağmurluk: Genelde panço denen sırt çantanızla aynı anda giyebileceğiniz, bol ve diz altına kadar sizi koruyan özel amaçlı yağmurluklardır. Özellikle belirtelim bu yağmurluğunuzun da tek kullanımlık çöp poşeti tarzı bir şey olmamasına özen gösterin.
Baton: Doğa turlarında özellikle inişlerde kolaylık ve denge sağlar. Nasıl doğru şekilde kullanılacağınızı rehberinize sorabilirsiniz.
Baş: Mevsime göre, bere, buff, şapka bulundurun. 
Üst: Sizi rüzgardan ve soğuktan koruyacak polar, gün sayısının en fazla 2 katı t-shirt, sweat shirt yeterlidir. Termal t-shirtler yürüyüşler için en uygun giysidir.
Alt: Sentetik kumaşlı pantolonları tercih etmelisiniz. Bu tür kumaş ıslansa bile çok çabuk kurur ve ısıyı muhafaza eder. Mevsime göre kısa pantolon da bulundurun. Kot pantolon kesinlikle önermiyoruz.
Ayak: Yürüyüşte ve sonrasında olmak üzere yeterli sayıda çorap bulundurun.
Matara: En az 1 lt’lik su kabı. Eğer keyfinize düşkünseniz termos getirebilirsiniz fakat hafif olanları tercih edin.
Fener: Çok büyük olmayan fakat yeterli ışık kaynağı olan yedek pilleri birlikte bir fener. Kafa feneri tercih ediniz.
İlkyardım: Rehberlerimizde ilkyardım malzemeleri olmasına rağmen kendinize küçük bir ilkyardım çantası hazırlayın ve sürekli kullandığınız ilaçları bulundurun.
Deniz-Göl: Karadeniz gezilerimizde mutlaka bir şelale veya göle girme fırsatı bulacaksınız. Orada ah vah edeceğinize yanınızda mayo/şort ve ince havlu bulundurmanızı öneririz.
Kişisel: Kişisel bakım malzemelerinizi unutmayın. Diş fırçası, macunu, koruyucu kremler, parfüm, hijyen ürünleri gibi. Bunlar dışında şarj cihazlarınızı ve fotoğraf alışverişi için flash bellek getirmeyi unutmayın.
        
Çoğu konaklama tesisinde odalarda ve odaların bulunduğu bölümlerde ayakkabı ile dolaşmak yasaktır. Lütfen yanınızda bir terlik getiriniz yada çıplak ayak dolaşabilirsiniz.
Son olarak en önemli malzemelerin sırt çantası, bot ve yağmurluk olduğunu diğer herşeyin idare edilebilir giysi ve malzeme olduğunu belirtelim

Laz Alpleri Turu

12.08.2018 - 18.08.2018 6 Gece - 7 Gün
1.895
Fiyat Bilgileri

  • Kişi Başı
  • 1.895 ₺
  • İlave Yatak
  • 1.895 ₺
  • Tek Kişi
  • 2.195 ₺
  • Çocuk (6-12)
  • 1.575 ₺
Tur Programı

1.Gün TRABZON, ÇAMLIHEMŞİN, MASELAVAT VADİSİ, KOMATİ YAYLASI
Sabah Trabzon Havaalanı’nda buluşmanın ardından Rize Çamlıhemşin‘e doğru hareket ediyoruz. Saat 12.00 civarında Mollaveyis Köyü’ne varıyoruz. Öğle yemeğimizi burada alacağız. Burada yemek yerken herkes birbiri ile tanışıyor. Yemekten sonra son alışverişlerimiz yapıyoruz. Bir hafta boyunca bir daha market, bakkal yüzü görmeyeceksiniz ona göre alışveriş yapın. Alışveriş yaparken de yaylalardaki çocukları unutmayın, ufak tefek hediyeler almanız onları çok sevindirecektir. Alışverişimizi tamamladıktan sonra bizi ilk konaklama yerimiz olan Komati Yaylası’na hareket ediyoruz. Komati Yaylası’na iki buçuk saatlik bir yolculuk yapacağız. Eğer hava açıksa yolda Tatskeri Yaylası‘na (1900 m.) uğrayacağız. Buraya uğramamızın sebebi eğer hava açıksa tüm sahil şeridi, Pokut Yaylası, Hazindak Yaylası, Gito Yaylası ve Kaçkarları gören bir mevkide olması. Yani hava açık olsun diye dua edin. Yolculuğumuz Maselavat Vadisi‘ni geçerek devam ediyor. Bu vadide klasik Karadeniz yerleşimine şahit olacağız. Dik yamaçların kenarına kurulmuş ahşap evler vadiyi süslüyor. Yol boyunca göreceğiniz anıt ağaçlar ise cabası, her biri bulutlara değme çabasındaki bu ağaçlar yörenin bilinmeyen bir yüzünü bize sergiliyor. Komati Yaylası’na yaklaştığımız habercisi ise yol kenarında gürül gürül akan Çetekalevi Şelalesi. Şelale oldukça yüksek ve fotoğraf için çok uygun. Kısa bir fotoğraf molasının ardından yola devam ediyoruz. Yaylaya çok yaklaştığımızda ise petek evleri göreceğiz. Bunlar arı kovanı aslında ama bildiğiniz ev gibi yapılmış. İçinde bir sürü kovan bulunmakta, ayılar peteklere zarar vermesin diye yapılmış ve sonunda Komati Yaylası’na varıyoruz. Yayla 1484 metre yükseklikte ve çok iyi korunmuş. Ahşap dışında bir yapıya izin vermiyorlar. İki gece konaklayacağımız ahşap pansiyonumuza yerleştikten sonra, yaylayı dolaşabilirsiniz.Konaklama Tipi: Dağ / Yayla Oteli

Önemli: Tur boyunca her gün telefon ile konuşabileceksiniz ama yürüyüş sırasında belirli yerlerde. Konakladığımız yerlerde telefon çekmez.
Not: Turun en önemli özelliği yürüyüşlerin saat 15.00 civarında bitiyor olması. Dinlenmek, fotoğraf çekmek ve muhabbet etmek için bol bol vaktiniz olacak.

2.Gün EĞRİSU YAYLASI, GOLAZENA, KÖPRÜLÜ ŞELALE
Bugünkü yürüyüşümüz kahvaltının ardından pansiyondan başlayacak. Hedefimiz 2080 metre yükseklikteki Eğrisu Yaylası. Yaylaya yürüyüşümüz iki buçuk saat sürecek. Yürüyüş parkuru çok güzel ne çok dik ne de dümdüz. Çıkarken vadinin sağ tarafındaki patikayı takip ediyoruz. İlk başlarda orman içinde ve kenarında yürürken yükseldikçe orman kayboluyor. Yayladaki evlerin mimarisi taş veya ahşap taş karışıktır. Evler kışın çığdan zarar görmesin diye oldukça alçaktır. Çatı baş hizanızdadır o kadar alçak yani. Altıparmak Dağları'nı gören bir konumdadır ve diğer tüm Karadeniz Yaylaları gibi yanından dere akar. Yaylanın sol tarafındaki yamaçta Golezana Yaylası vardır. Bu iki yayla kavgalı ve kavgaları Osmanlı zamanından beri devam ediyor. Rehberiniz anlatacaktır. Yaylada verilen öğle yemeği ve fotoğraf serbest zamanının ardından Komati Yaylası'na geri dönüyoruz. Dönüşü vadinin diğer tarafındaki toprak yoldan yapıyoruz. Yolda çıkarken derenin karşısından gördüğümüz Köprülü Şelale'de serinleme fırsatınız olacak. Yani mayo, şort ve havlunuzu yanınızda taşıyın. Şelaleden sonra yaylaya gelmeden hemen önce dereye girmek için çok uygun bir yer var. Burada dereye girenler soğuk suyun ve derenin jakuzi etkisinin günün tüm yorgunluğunu aldığını görecekler.Yürüyüş: 4 saat (molalar hariçtir) Zorluk Derecesi: Orta - Hafif eğimli iniş & çıkış Konaklama Tipi: Dağ / Yayla Oteli

3.Gün NOZONA, DİDİNGOLA ( BÜYÜK YAYLA )
Bugün kahvaltıdan sonra Komati'den ayrılıyoruz. Hedefimiz Didingola yani Büyük Yayla. Komati'den ayrılmadan önce eşyalarımızı araca yükleyip Didingola’ya gönderiyoruz. Bugünkü yürüyüşü yapmak istemeyenler bu araçla yaylaya gidebilirler.İlk durağımız Nozona Yaylası'na olan çıkışımız yaklaşık 1 saat 45 dakika sürecek. Nozona, Ermenice mola yeri demek ve 2004 metre yükseklikte.
Bilmeyenler için söyleyelim bu bölgede Ermeniler de yaşıyordu (ki hala yaşayanlar vardır) bu nedenle bazı isimler Ermenicedir. Keyifli bir patikadan çıkacağız bazı yerleri dik ama mola verilecek düzlükleri de var. Mevsime göre böğürtlen, dağ çileği, yaban mersini yiye yiye çıkacağız.Nozona telefonun çektiği bir yer olduğu için yarım saat kadar burada kalıyoruz. Daha sonra Didingola’ya  (Büyük Yayla) doğru yolumuza devam ediyoruz. İki saatlik yürüyüşün ardından Büyük Yayla'ya varıyoruz. Patika çok eğimli değil rahatlıkla durmadan yürüyebilirsiniz. ve sonunda yaylaya geldik. Burası adı gibi büyük bir yayla ve 2400 metre yükseklikte . Yaylacılığın ve hayvancılığın aktif olarak sürdüğü ender yaylalardan biri. Hemen karşınızda yükselen Altıparmak Dağı ise bakmaya doyamayacağınız manzarası. Yaylada 100 kadar ev var, hepsi ahşap veya ahşap taş karışımı. Burada iki katlı ahşap evler de var. Bizim kalacağımız yayla evi de iki katlı. Yedi odalı, çift banyo tuvaletli, mutfaklı, temiz, şirin, bir ev. Yaylada akşam jeneratör çalıştırıyorlar, yani elektriğimiz de var. Pilleri, telefonu şarj edebileceksiniz. Eve ilk girenin işi ocağı yakmak veya yanan kuzinenin üzerine suyu koymak. Odalara yerleşmeden önce güzel bir yemek yiyeceğiz, çaysız olmaz. Odalara yerleştikten sonra yaylaya çıkıyoruz.Bu turun en önemli amaçlarından biri sizleri yayla insanları ile tanıştırıp, kaynaştırmak. Bunu başarıyoruz ki eve dönmeyenler oluyor, Yayla insanına aldığınız herhangi bir şey için (ekmek verirler, kaymak verirler) para teklif etmeyin kabul etmezler, bozulurlar. İsteyenler burada peynir satın alabilecek.Yürüyüş: 3,5 saat (molalar hariçtir), Zorluk Derecesi: 1,5 saat zor - eğimli çıkış, 2 saat kolay - hafif eğimli çıkış, 
Konaklama Tipi: Köy / Yayla Evi

Önemli: Üç gün boyunca kalacağımız evde işler ortak yürütülür, yemek ve bulaşık her şeyi ortak yaparız. Tıpkı orada yaşayan aileler gibi. Etliye sütlüye karışmak istemeyeni de dışlamayız (hiç rastlamadık ama), canı sağ olsun. Yemekler kim yaparsa yapsın çok güzel oluyor. Sütten tatlı yapacaklar önceden rehbere bilgi versin ki malzeme alabilelim.
Not: Keçi sütü sağmak enteresan bir deneyim ve sanıldığından daha kolay. Bu deneyimi yaşamak isteyenler Didingola'da kaldığımız sürece sabah saat 05.00'te ve akşam saat 18.00'de sütlerini sağabilir.

4.Gün LELVAN GÖLLERİ
Müthiş bir yayla kahvaltısının ardından saat 09.00 civarında Lelvani Göller Bölgesi'ni içeren yürüyüşümüz başlayacak. Toplam yürüyüş süremiz dört saat civarında. Önce kaldığımız evin karşı yamacındaki patikadan yükselmeye başlıyoruz. Yarım saatlik yürüyüşün sonunda sahili gören balkona ulaşıyoruz. Burası aynı zamanda telefonun bugün çektiği nokta. 15 dakikalık molanın ardından karşımızda gözüken Lelvan Geçidi'ne doğru yürüyüşe devam ediyoruz. Patika sonlara doğru biraz dikleşiyor ama çok uzun değil. Geçide vardığımızda kısa bir fotoğraf molası veriyoruz. Bu arada hatırlatmadan geçmeyelim makinanızın pili her zaman dolu ve yanınızda yedek kart olsun. Çünkü eliniz parmağınız hep deklanşörde olacak. Geçitten aşağıya öğle yemeği molası vereceğimiz ve yüzeceğimiz (evet gene mayo havlu taşıyın) 2600 metre yükseklikteki Lelvan Gölü'ne doğru iniyoruz. Yarım saatlik yürüyüşün ardından gölün kenarındayız. Buradan Golazena Yaylası gözüküyor. Yüzme ve yemek molasından sonra geçide geri dönüyoruz. Çıkış 45 dakika sürüyor. Geçide geldikten sonra etrafı daha iyi görmek için 20 dakikalık yürüyüşle üstünde olduğumuz tepenin zirvesine çıkıyoruz. İşte burası uçma hissini yaşayabileceğiniz bir yer. Sağ tarafınızda Altıparmak Dağı, Kemerli Kaçkar Dağı, yine sağınızda Ambar Gölü, karşınızda Çifte Göller, altınızda Eğrisu Gölü Dönüşümüz çıktığımız yolun karşısından olacak, burada belirli bir patika izlemiyoruz, zamana bağlı olarak fotoğraf çeke çeke iniyoruz. Balkonda son telefon molasını verip yaylaya dönüyoruz.
Yaylayı gördükten sonra serbest bırakıyoruz sizi, eve ilk varan kuzineyi yakıp, çay suyunu koyar. Çayları yudumladıktan sonra yayladaki çocukların oyun oynadığı ve yaylacılar ortak aktivitelerini (horon vb.) çimenliğe gidip yayılıyoruz. Çimenliğin ortasından akan dereye ayaklarımızı sokup günün yorgunluğunu gideriyoruz.Akşam bize hoş geldin demek için bir organizasyon yaparlarsa şaşırmayın, katılın. Aaaal oynaaa!! :)Yürüyüş: 3,5 saat (molalar hariçtir) Zorluk Derecesi: Orta - orta eğimli iniş & çıkış Konaklama Tipi: Köy / Yayla Evi

5.Gün ÇATALKAYA, KOÇ DÜZÜ, CENNET CEHENNEM
Gene çok keyif alacağınıza emin olduğumuz bir güne başlıyoruz. Kahvaltının ardından saat 09.00 civarı yürüyüşe başlıyoruz. Bugün turun en kolay yürüyüşünün olduğu gün. Toplamda dört saat yürüyeceğiz ve isteyenlerin çıktığı Cennet Cehennem Zirvesi ( Bu adı biz koyduk! boşuna araştırmayın) hariç neredeyse dümdüz. Yürüyüş tamamen patikada geçiyor, yürüyüşün başlarında yaylanın mezarlığından geçiyoruz ve evet yine mezarımın böyle bir yerde olmasını isterim sonra muhabbeti dönecek. 20 dakika sonra Çatalkaya'ya varıyoruz. Bu kaya görebileceğiniz en fotojenik kayalardan biri. Adını çatala benzediği için almış. Belli bir noktaya kadar üstüne çıkabiliyorsunuz. Burada fotoğraf çektirmeden geçmeyin.Ardından 15 dakika sonra telefon çeken noktaya varıyoruz. Yine bir 10 dakika telefon molası veriliyor. 45 dakika sonra gene Didingola gibi 2400 metre yükseklikteki Koç Düzü Yaylası'na varıyoruz. Yaylanın hemen girişinde Koç Düzü Gölü veya Adalı Göl denen göl var. Yaniii artık biliyor olmanız lazım mayo ve havlu çantada. Göl kenarında biraz mola verdikten sonra öğle yemeğimizi hava durumuna göre ateşte sucuk veya kumanya şeklinde alıyoruz.Yemeğin ardından isteyenlerle (hava kapalı ise çıkılmaz) Cennet Cehennem'e çıkıyoruz. Burası tüm yaylayı, gölü, ilk gün çıktığımız yolu gören bir tepe. Neden Cennet Cehennem dediğimize gelince; bu tepenin yaylaya bakan tarafı cennet gibi (daha gitmediğimizden tam olarak emin değiliz) yayla, göl çok güzel bir manzarası var. Tepenin arka tarafı ise heyelan nedeni ile çok dik bir hale gelmiş ve tamamen toprak, böyle bakan korkuyor. Bu nedenle bu tarafa da cehennem (bundan da tam olarak emin değiliz) diyoruz. Cennet mi cehennem mi bilemeyiz ama fotoğraf için muhteşem bir yer.Sonra yaylaya dönüş başlıyor, saat 15.00 civarı yayladayız. Bugün isteyenlerle (ki şimdiye kadar isteyen çıkmadı) yaylanız arka tarafındaki Kuru Göl'e çıkılabilir. Gidiş-dönüş iki saat deniyor ama değişebilir tabi.
Yürüyüş: 3 saat Zorluk Derecesi: Kolay Konaklama Tipi: Köy / Yayla Evi

6.Gün BALIKLIGÖL, KAÇKAR GÖLÜ, ALTIPARMAK DAĞI, AVUSOR YAYLASI, AYDER YAYLASI / MOLLAVEYİS KÖYÜ
Bugün Didingola’dan ayrılma vakti. Sabah erken saatte ayrılırken  yayladakilerle vedalaşıyoruz. Kiminiz hüzünlenecek, kiminiz ağlayacak, kiminiz de fotoğrafları göndermek için adres toplayacak. Ama eminiz ki hepinizin kalbi orada kalacak. Çantalarımızı Ayder’e gidecek araca yükledikten sonra arkamızda Didingola manzarası ile yürüyüşe başlıyoruz. İlk başta çok eğimli olmayan patika göle yaklaştıkça dikleşiyor ama S’ler çizen patika sayesinde çok zorlanmadan 2760 metre yükseklikteki Kaçkar Gölü’ne varıyoruz. Gölle bağlantılı olan ve içinde alabalık yaşayan Balıklı Göl‘ün yanından geçiyoruz ve tabi göl varsa mayo ve havlu da var hatırlatmamıza gerek yok. Göl kenarında yarım saatlik yüzme ve fotoğraf molasından sonra Altıparmak Dağı’na giden geçide doğru çıkıyoruz. Şimdi burada önemli bir nokta var. Diğer tarafa üç farklı geçitten geçilebiliyor. İlki hemen gölün üstünde, kısa ama dik ve zor, diğeri biraz solda hem uzunluk hem diklik orta, en soldaki ise uzun ama kolay. Grubun durumuna ve isteğine göre rehberiniz birisini seçecektir. Hangi geçit olduğu fark etmez, geçidin üstüne çıktığınızda tam karşınızda 3562 metre yükseklikteki Altıparmak Dağı ile yüzleşeceksiniz. Bir dağı net ve tam böyle karşıdan görmek çok ilginç bir duygu. Burada uzun bir fotoğraf molası verdikten sonra vadinin aşağısına doğru inip 15 dakika süren Avusor geçidini çıkıyoruz. Bundan sonra yokuş aşağı patikayı takip ederek 1,5 saat sonra yürüyüşümüzün sonuna 2400 metre yükseklikteki lazların yaşadığı Avusor Yaylası’na varıyoruz. Öğle yemeğimizi yedikten sonra (Yemekte ısırgan çorbası, minci ve mısır ekmeği var. Minci nedir demeyin muhlamayı beşe katlar. Tüm yemeklerimizi ortalığa dökecek değiliz ya, bir şeyler de bize kalsın.)  yemekten sonra aracımızla yapacağımız 1 saatlik yolculukla Ayder’e varıyoruz ve otelimize yerleşiyoruz. ( Ayder otellerdeki yoğunluğa göre bu turun konaklaması Mollaveyis Köyü’nde de gerçekleştirilebilir.) Yürüyüş: 5 saat (molalar hariçtir) Zorluk Derecesi: Orta zorlukta yaklaşık 2 saati yokuş yukarı geri kalan süre düz veya yokuş aşağı., Konaklama Tipi: Dağ / Yayla Oteli

7.Gün FIRTINA VADİSİ, PALOVİT ŞELALESİ, ZİL KALE, DÖNÜŞ
Eşyalarımızı toplayıp aracımıza yerleştikten sonra Fırtına Vadisi gezimize başlıyoruz. İlk olarak Zil Kale‘ye (Zir Kale) uğruyoruz. 14.yy’a tarihlenen kaleyi gezip  fotoğrafladıktan sonra Palovit Şelalesi’ne doğru yolumuza devam ediyoruz. 15 metre yükseklikten akan şelale Karadeniz’in debisi en yüksek şelalesi ünvanına sahip. Şelaleyi fotoğrafladıktan sonra Tarzanpark Macera Parkı’na gidiyoruz. Burada ilk olarak öğle yemeğimizi alıyoruz. Ardından serbest zamanınız başlıyor. Dileyenler parktaki aktivitelere katılabilir ve eğlenceli dakikalar geçirebilir. Macera parkından ayrıldıktan sonra Trabzon Havaalanı’na doğru yola çıkıyoruz. Kalan zamana göre yolda Rize Bezi ve Sürmene Bıçağı satış noktalarına uğrayacağız. Saat 17.00 civarı havaalanına ulaşıyoruz ve bir başka Tatil Takvimi  gezisinde buluşmak üzere sizlerle vedalaşıyoruz. Yürüyüş: 1 saat Zorluk Derecesi: Kolay

Dahil Olan Hizmetler

* Rehberlik hizmeti
* 6 gece konaklama
* Tüm ara transferler
* Havaalanı transferleri
* 6 kahvaltı
* 4 öğle yemeği (2, 3, 4, 5. günler – kumanya)
* 6 akşam yemeği
* Müze ve ören yeri girişleri
* KDV
* Tursab zorunlu sigortası.

Hariç Olan Hizmetler

* Trabzon’a ve Trabzon’dan ulaşım.
* 3 öğle yemeği
* Rafting
* Macera parkı aktivite ücretleri
* Otellerdeki ve yemeklerdeki tüm ekstralar
* Dahillerde belirtilmeyen tüm hizmetler

Buluşma Yeri ve Saati

Sabah Trabzon Havaalanı’nda buluşma