ANTALYA Tabiatın mucizesi

ANTALYA Tabiatın mucizesi
Antalya bir kere görmeyle keşfedemeyeceğiniz güzellikte bir yer desek; çok da haksız sayılmayız. Birbirinden eşsiz ilçelerini ayrı ayrı, sindire sindire gezmelisiniz.

Türkiye’nin güneyinde, Akdeniz Bölgesi’nin batısında yer alır Antalya. Antalya körfezi ile Batı Toroslar’ın arasında kendine yer edinmiş, arkeolojik ve doğal güzellikleri ile ‘Türk Rivierası’ unvanını sahiplenmiştir. Akdeniz’in en güzel kıyılarına sahip olup, yüzölçümü bakımından da Türkiye’nin altıncı büyük ilidir. Güneyinde Akdeniz, batısında Muğla, kuzeyinde Burdur ve Isparta, kuzeydoğusunda Konya, doğusunda Karaman ve Mersin ile komşudur. 630 km. uzunluğundaki Antalya kıyıları boyunca, antik kentler, antik limanlar, anıt mezarlar, hafızalarda derin yer edecek koylar, kumsallar, yemyeşil ormanlar ve akarsular ile göz kırpar. 1980 yılından bugüne turizm sayesinde hızla gelişen Antalya, Türkiye’nin altıncı kalabalık ili olmuştur. Ekonomik hayat büyük oranda ticaret, tarım ve turizmle sağlanır.

Antalya’ya nasıl gidilir?
Uçak yolculuğu yapmak isterseniz durağınız Antalya Havalimanı olacak. Şehir merkezinin 10 km doğusunda Manavgat yolu üzerinde bulunan alana ulaştıktan sonra, 24 saat hizmet veren taksiler, belediye otobüsleri ya da transfer araçları konaklayacağınız mevkie ulaşımda size yardımcı olacaktır. Karayolundan gelecekseniz; İstanbul 727 km, Ankara 550 km, İzmir 470 km, Adana 560 km, Samsun 970 km mesafededir bilginize.

Yeşile bürünmüş sıcacık bir şehir
Antalya ilinde iki iklim tipine rastlanır. Sahil bölgesi, yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı olarak bilinen Akdeniz ikliminin etkisindedir. Yukarı bölgede ise Akdeniz iklimi ile İç Anadolu iklimi arasında geçiş teşkil eden kara iklimi hâkimdir. Yazın ortalama sıcaklık 28-36° derece arasındadır. Öğle saatlerinde sıcaklığın 40° derecenin üzerine kadar çıktığı görülür. Nem oranı %65 civarındadır. Kış aylarında ise sıcaklık ortalama 10-20° derece arasında değişir. Yazın hiç yağmayan yağmur baharda etkisini göstermeye başlar. Kışınsa kar yağmaz. Yılın dokuz ayı denize girilebilir.

Yerleşim yerleri haricindeki il topraklarının büyük kısmı, tahıl tarlalarıyla kaplı platolardan oluşur. Kıyıdan 500-600 metre yüksekte makiler egemendir. Delice, kocayemiş, sandal, yabani çilek ve zakkum en yaygın olanlarıdır. 600-1200 metre arasında, kızılçam ve meşelerin egemen olduğu, karışık ormanlar ya da yamaç ormanları ortaya çıkar. Kızılçamların aralarında yer yer meşelikler, daha yükseklere doğru halep çamı ile karaçamlar görülür. 1200-2100 metre arasında ise vesedir, köknar, sarıçam, kayın ve çeşitli ardıç türlerinden oluşan yüksek orman çeşidine rastlanır. Özellikle Batı Toroslar’da saf sedir ormanları vardır. 2000 metrenin üstünde iğne yapraklı ağaçlar seyrekleşir ve bodurlaşır. Bu alan 2100-2300 metrede sona erer ve Alp çayırları denen, renkli çiçeklerle bezenmiş, yazları kurumayan yüksek otluklara geçilir. Teke Yaylası’ndaki yüksek ovalarda, meşe ormanlarının tahribi sonucu oluşmuş bozkır bitkileri yetişir. Antalya ormanlarında köknar, meşe, dişbudak, karaağaç, kocayemiş, çınar, ahlat, ıhlamur, yabani ve aşılı zeytin, kermes meşesi, mazı meşesi, sandal, sakız ağacı, mersin, tespih ağacı, defne, akça kesme, hayıt, zakkum, harnup, kayacık, funda, ladin, çılbırdı, cehri, katırtırnağı, kekik, patlangaç, sütleğen, dikenli mersin, deve dikeni, ballı baba, alev doda, adaçayı, safran, kanada şifa otu, tokuz otu, çakır dikeni, çiriş otu, kuşkonmaz, krizantem gibi çok değişik ağaç ve ot cinsleri bulunur.

Antik çağdan günümüze
Anadolu’da insana ait en eski yerleşim merkezlerinden bir tanesidir Antalya. Yapılan arkeolojik kazılara göre günümüzden 40 bin yıl önce yaşam başlamış burada. M.Ö. 2000 yılından bu yana Hitit, Pamphylia, Lykia, Kilikya gibi kent devletlerinin ve Pers, Büyük İskender ile onun devamı sayılan Antigonos, Ptolemais, Selevkos ve Bergama Krallığı’nın idaresine girmiş. Antik çağda Pamphylia olarak bilinen şehir, Bergama Kralı II. Attalos’un ’Attalos Yurdu’ anlamını gelen Attalia adını koymasıyla, yeni adına kavuşmuş. M.Ö 133’te Bergama Krallığı sona erince bir süre bağımsız kalmış sonrasında da korsanların eline geçmiş. M.Ö. 77’de Komutan Servilius Isauricus tarafından Roma’nın egemenliğine girmiş. M.Ö. 67’de Pompeius’un donanmasına üs olmuş. M.S. 130’da Hadrianus’un piskoposluk merkezi olan Attaleia’yı ziyaret etmesiyle şehir gelişmeye başlamış. 1207’de Selçuklular tarafından Türk topraklarına katılmış ve asıl büyük gelişmelere o zaman imza atmış. Anadolu Beylikleri devrinde Teke Aşiretinin bir kolu olan Hamitoğulları’nın egemenliği altına girmiş. Kente Türkler, önce Adalya cumhuriyetten sonra da Antalya adını vermiş.

Tarihi eski olsa da antik çağdan beri aynı topraklar üzerinde yerleşim devam ettiği için, ne yazık ki antik çağın kalıntılarına pek rastlanılmıyor. Eski liman olarak nitelenen liman mendireğinin bir kısmı ve limanı çevreleyen sur,  görülebilirler arasında. Surların park dışındaki kısmında var olan Hadrian Kapısı da Antalya’nın en güzel antik eserlerindendir.

Antalya’da görülmesi gereken yerler
ANTALYA; Akseki, Alanya, Elmalı, Finike, Gazipaşa, Gündoğmuş, İbradı, Kale, Kaş, Kemer, Korkuteli, Kumluca, Manavgat ve Serik ilçeleri ile doğa güzelliklerinin yanında, tarihi zenginliklerini ve kültür-sanatı da içinde barındıran, Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biridir.

Antalya, yalnızca merkezi ve falezleri ile değil; ilçeleri ve beldeleri ile de gezilmeye değer bir cennet. Mutlaka görmenizi tavsiye ettiğimiz yerler arasında Kaş, Kalkan, Alanya, Kemer, Manavgat, Olympos, Adrasan, Side var. Özellikle dünyanın en uzun ikinci, Avrupa'nın ise en uzun teleferiği olan Olympos teleferiği ile Tahtalı Dağı’na çıkın ve buradaki muhteşem manzarayı hafızalarınıza kaydedin. Çıralı ve Olympos'un tepelerinde yer alan, sonsuz ateş olarak anılan, doğal bir ateş kaynağına sahip Yanartaş da görülmeye değer, bizden söylemesi.

Antalya, batısındaki Kaş’tan, doğusundaki Gazipaşa’ya kadar uzayan kıyı şeridiyle; bahar ve yaz aylarında deniz turizminin de etkisiyle oldukça hareketlidir.  Sadece denizi ve kumsalı değil ayrıca antik kentleri, tarihi yapıları, tarihi camileri ve kiliseleri ile görülmeye değerdir. Antalya’daki Saklıkent Kayak Merkezi ve Alanya’daki Akdağ Kış Sporları; Turizm Merkezi Antalya’yı kış turizminde de değerli kılar.

Antalya’da yayla turizmi de, Finike’den başlayarak Alanya’ya kadar uzanan coğrafyanın yüksek yerlerinde yapılır. Yakıcı sıcaklardan biraz uzaklaşmak ve doğa ile iç içe vakit geçirmek isterseniz; Bezirgan Yaylası'na, Gömbe Yaylası'na veya Üçoluk Yaylası'na muhakkak çıkmalısınız.

Yaklaşık 500 kadar mağaraya sahip Antalya’da turizme açılan 3, yerel imkânlarla da açılmış olan 28 tane mağarası var. Eğer macera sever bir ruhuna sahipseniz Dim Mağarası, Kocain Mağarası, Suluin Mağarası, Karain Mağarası, Beldibi Mağarası ve Sırtlanini Mağarası'nı keşfe çıkmalısınız.

Antalya’da gelişme gösteren diğer bir turizm kolu ise inanç. Özellikle Selçuklu döneminden günümüze ulaşan pek çok cami var. Bunlardan Murat Paşa ve Yivli Minare Camii en çok bilinenleri… Selçuklu Camii, Kütük Camii, Sinan-ı Ümmi Camii, Ömer Paşa Camii ve Külliyesi kentin görülmeye değer diğer eserlerinden. 

Antalya'da Ortodoks, Katolik, Protestan Kiliseleri de bulunur.  Batısındaki Demre’de Noel Baba Kilisesi; doğudaki Alanya’daysa 1400 yıllık Aya Yorgi Kilisesi en çok ziyaret edilenleri.  Bunun dışında Serik’e bağlı turizm merkezi Belek, Serik’te 2004’te özel bir girişimle Dinler Bahçesi isimli ibadethane açılmıştır. Aziz George (Aya Yorgi), Antalya İncil,  Uluslararası Antalya (Aziz Paul), Antalya Protestan, Antalya Presbiteryen ve Aziz Alypius Kiliseleri de görülmeye değer yerlerdir.

Sayısız doğal güzelliğe sahip olan Antalya'da, doğa harikası pek çok kanyon görmek mümkün. Hem doğa yürüyüşleri hem de doğa sporları yapabileceğiniz bu kanyonlar arasında en çok ziyaret edilenler; Köprülü Kanyon, Sapadere Kanyonu, Gökbük Kanyonu, Kıbrıs Kanyonu, Göynük Kanyonu ve Güver Uçurumu’dur.

Kentin simgelerinden olan Yivli Minare ve şehrin tarihi dokusunu hissedebileceğiniz Kaleiçi sokaklarını gezmek de programınızda yer alsın.

Kaş'tan deniz yolu ya da kara yolu ile ulaşabileceğiniz Kekova Antalya'nın batık şehri. Suyun altında kalan bu şehrin üzerinde altı cam teknelerle yapacağınız yolculuk ise sizi büyüleyecek, içinizde bir dalış merakı uyandıracak. Ancak bu bölge araştırma sahası olduğu için henüz dalışa kapalı.

Çocuklar içinde görülmesi gereken yerler de var elbet. Dünyanın en büyük akvaryum komplekslerinden biri olan Antalya Aquarium, 100 türden 856 hayvan çeşidi bulunan, ülkemizin en büyük hayvanat bahçelerinden biri olan Antalya Hayvanat Bahçesi de unutulmamalı.
Spor turizmi ayrı bir yer teşkil eder Antalya’da. Popüler sporlara ev sahipliği yaparken, en başta futbol, tenis ve golf olmak üzere her yıl yüzlerce sporcu ve takımlar Antalya’yı tercih ediyor. Ayrıca kongre turizmi bakımından da dünyanın her tarafından gelecek konuklarını ağırlıyor.

Antalya’nın görülmesi gereken tatil beldeleri
Gelin bu eşsiz tatil beldelerini kısaca tanıyalım.

Olympos
Bol oksijen, huzur ve inanılmaz bir doğa…  Son yıllarda Antalya’nın en popüler beldesi Olympos...  Caretta carettaların yumurtalarını bıraktığı sahilleri, sönmeyen ateşi Yanardağ’ı ve ağaç evlerde konaklama deneyimi ile farkına fark katıyor. 

Kemer
Baştan sona turistik tesislerle dolu sahili ile lüks bir tatil beldesi. Çam ormanlarıyla örtünen masmavi ve berrak denizi ile olduğu kadar gece hayatıyla da popüler. Kemer’e bir kere gelen bir daha gelmek istiyor. 

Finike
Antalya’nın narenciye deposu Finike; yamaç evleri, Heroon, Tiyatro, Üç Nefli Bazilika ve oldukça geniş olan Nekropol’deki anıtsal kaya mezarları ile bilinir. Kilometrelerce uzunluktaki nefis kumsalları ve uygun otelleri ile kesenizin zorlanmayacağı tatil beldelerinden. 

Alanya
Denizi, uzun sahil şeridi ile olduğu kadar tarihi ve kültürel değerleri ile de önemli bir merkez Alanya. Kleopatra plajı, Dim ve Damlataş mağaraları, Etnoğrafya müzesi ve Alanya Kalesi ile güzelliğini ispatlar nitelikte. Her bütçeye uygun otel, restoran ve kafeleriyle de herkese kucak açıyor. 

Kaş
Deniz ve dağlar arasında sıkışan şirin mi şirin Kaş, Kaputaş Plajı ile meşhur. Türkiye’nin en iyi dalış noktalarından biri üstelik…  

Manavgat
Antalya’nın en büyük ilçelerinden olan Manavgat,  aynı zamanda en güzel tatil beldelerinden biri… En ünlü durağı hiç kuşkusuz Manavgat Şelalesi…  Doğa harikası Oymapınar Gölü ve barajı çevresinde tekne gezintisi yapabileceğiniz gibi, trekking ve rafting sporunun keyfini de yaşayabilirsiniz. Unutmadan; Aslanlı Mağarasını görmeden, Boğaz Plajında yüzmeden giderseniz Manavgat’ın hakkını vermemiş olursunuz. Bilginize!

Side
Tam bir turizm cenneti… Titreyen Göl, Sorgun, Sorgun 2, Halk Plajı, Club Ali Bey, Sol Kamelya plajlarının her biri tertemiz üstelik mavi bayraklı. Tarihi güzellikleri ile de önemli bir merkez olan Side de ülkemizin en güzel gün batımının izlendiği Apollon Tapınağını,  Side Müzesini, Antik Tiyatroyu ve en güzel arkeolojik eserleri arasında yer alan Roma Hamamını mutlaka görmelisiniz.  

Kekova
Kaş ve Kalkan çevresinden kalkan teknelerle ulaşabileceğiniz, Antalya’nın en büyük adası Kekova. Batık kentleri ve muhteşem denizi ile dalış severler için harika bir lokasyon. Üçağız Köyü’nde bulunan küçük otel ve pansiyonlar ile konaklama imkânı da rahat. 

Kalkan
Kalkan denince akla eski Rum evleri ve küçük yat limanı gelir. Kalkan Körfezi ve çevresindeki koylar kendine hayran bıraksa da Patara Plajı’nın yeri ayrı. Rafting ve kano için Eşen Çayı, Saklıkent Kanyonu ve üzerinde yerleşim yeri olmayan Çata adası görülmeye değer yerlerinden. Küçük balık lokantaları, pansiyonları ve otelleriyle, stresten uzak tatil düşleyenler için huzurlu bir yer.

Belek
Akdeniz Bölgesi’nin en güzel turistik konaklama merkezlerine sahip yerlerinden olan Belek, özellikle golf sporunu sevenlerin tercihi. Çam ormanları ve eşsiz plajlarının yanında Aspendos, Perge Antik Kentleri ile farklı bir atmosfere sahip. Kurşunlu Milli Parkını da es geçmeyelim. 

Adrasan
Şehir hayatı beni çok yordu sakinlik ve huzur arıyorum diyenler için eşsiz bir belde Adrasan.  Masmavi suları ve çam ormanlarıyla çevrili bakir bir doğası ve muhteşem kumsalı ile hayranlık uyandıran bir cennet. Su sporu meraklıları için de harika bir durak.
Tam bir turizm cenneti… Titreyen Göl, Sorgun, Sorgun 2, Halk Plajı, Club Ali Bey, Sol Kamelya plajlarının her biri tertemiz üstelik mavi bayraklı. Tarihi güzellikleri ile de önemli bir merkez olan Side de ülkemizin en güzel gün batımının izlendiği Apollon Tapınağını,  Side Müzesini, Antik Tiyatroyu ve en güzel arkeolojik eserleri arasında yer alan Roma Hamamını mutlaka görmelisiniz.  

Antalya’da gezilecek tarihi yerler
Antalya gezisinin hiç kuşkusuz en vazgeçilmez duraklarından olan binlerce yıllık geçmişe sahip antik kentlerini gelin yakından tanıyalım.

Aspendos Antik Kenti
Serik ilçesinde yer alan, Akalar tarafından kurulan, Selçuk ve Bizans dönemlerinde varlığını sürdüren Aspendos,  günümüze kadar gelen en önemli tarihi değerlerden. Limana olan bağlantısı, ticaret yolu üstünde bir konuma sahip olması ile de; ele geçirmek istenilen şehirler arasında yer alan kent,  M.Ö. 1200 yılından sonra Yunan halkının akınına uğramış. Bir büyük bir de küçük iki tepe üzerine kurulan antik tiyatrosu da meşhur.  Romalılar tarafından inşa edilen tiyatronun o dönem 20 bin kişiyi ağırlayacak büyüklükte olduğu biliniyor.  Hala birçok etkinliğe ve konserlere ev sahipliği yapıyor.

Perge Antik Kent
Kocabelen Tepesi'nin güney eteklerine inşa edilmiş, Yunan-Roma tipi tiyatronun karşılaşıldığı kentte, eski çağlardan günümüze kalan en iyi korunmuş stadyumlardan biri vardır. Şehir surlarının dışında kalan dikkate değer bir başka kalıntı da, Bithynia Valisi Plancius Verus'un kızı Plancia Magna'nın lahdidir. İçerideki avlunun kuzey ucunda, Perge'nin en görkemli yapısı olan Hellenistik giriş kapısı vardır. Perge'de kutsal sayılan tanrı ve tanrıçalar arasında Artemis'in de önemli bir yeri vardır.

Myra Antik Kenti
Antalya’nın Kale ilçesinde bulunur. Aziz Nikolas'ın piskoposluk yaptığı yer olmasıyla ünlüdür. "Yüce Ana Tanrıça'nın yeri" anlamına gelen kent, ilk olarak bugünkü kaya mezarlarının üzerindeki tepede kurulmuştu. Kentin görkemli tiyatrosu sağlamlığını koruyor. Myra'nın muhteşem kaya mezarları, hemen tiyatronun üzerinde ve doğudaki "nehir nekropolü" denen alanda olmak üzere iki yerde toplanıyor.

Simena Antik Kenti
Antalya’ya 185 kilometre uzaklıktaki Simena antik kenti üzerinde kurulmuş olan Kaleköy’e ulaşım teknelerle sağlanıyor. M.Ö. 4. yüzyıla kadar uzanan bir geçmişe sahip. Theimiussa gibi hem karada hem su altında kalıntılar bulunuyor. Olağanüstü güzellikteki tarihi ve doğal peyzaj, pırıl pırıl mavi bir deniz gezenlere mutlu saatler yaşatmaktadır. Simena'da en ilginç kalıntı, oturma sıraları doğal kayaya oyularak yapılmış tiyatrodur. Lykia'daki tiyatroların en küçüğüdür. Kıyıda harap durumdaki hamam, Lykia tipi kaya mezarları, lahitleri ve Roma dönemi duvar kalıntıları görülür.

Xanthos Antik Kenti
Kaş ilçesi Kınık’ta bulunan kent, antik çağda Likya'ya başkentlik yapmış. Kentte ele geçen en eski kalıntılar MÖ 8. yüzyıla kadar uzanmakta. Pek çok tarihi olaylara ve savaşlara sahne olan kentten günümüze ulaşan kalıntılar arasında kaya mezarları, lahit mezarları ve Likya kültürüne özgü dikme mezar anıtları yer alıyor. Likya akropolü erken dönem eserlerindendir. Birçok kez onarılmış tiyatro ve Erken Hıristiyanlık Döneminde yapılmış kilise görülebilecek eserler arasındadır.

Apollonia Antik Kenti
Antalya'nın Kaş- Finike yolu üzerinde bulunan ve Yunancada ‘’Apollon Yurdu’’ anlamına gelen kent,  “'L”' harfine benzeyen bir kayalığın üzerinde konumlanmıştır. Kentin sadece akropol kısmı ayakta kalabilmiş. Nekropoller ve mezar anıtları da bulunuyor.

Antalya’nın efsane plajları
Antalya’da yaz başka yaşanır. Masmavi denizi ve enfes plajlarıyla tadı damağınızda kalacak, e artık, tatil için gün saymaya başlayın.

Konyaaltı Plajı
Antalya merkezden başlayıp Beydağları gölgelerine uzanan Konyaaltı, Antalya’nın hatta ülkemizin en güzel ve büyük plajlarının başında gelir. Şehrin batı tarafında yer alan bu plaj 7 km uzunluğu ile en uzun plajlar arasında yer alır. Konaklama için modern oteller, üst kalite restoranlar buraya zenginlik katar. Sahilde çok sayıda kafe, bar ve gece kulübü vardır. Halka açık ve ücretsiz olsa da şezlong ve şemsiye paralı bilginize…

Lara Plajı
Görselliği, soğuk olmayan suyu, pürüzsüz kumu denize girmek için ideal olduğu gibi kamp yapmak isteyenler için de ideal bir yerdir. Lara, çam ormanları ve yeşilin birleşmesi büyüleyici bir etki yaratabilir. Düden şelalesi direkt olarak buradan denize dökülür.  Biraz yürüyüş ile önce falezlere sonra denize kavuşabilirsiniz. Falezlerin üzerinden manzarayı izlemek aynı zamanda da karnınızı doyurmak keyifli olacaktır.

Kleopatra plajı
Alanya’nın batısında yer alır. Adını mısır Kraliçesi Kleopatra’dan alır. İnce kum ve sığ deniz sevenler için tarifsiz, üstelik mavi bayrağa sahiptir.

İncekum Plajı
Alanya’ya yakın bir cennet köşesi de, ince kumlarıyla ün yapan İncekum Plajıdır. Çadır kampı alanı ile kamp yapanları ağırlamaya müsait.

Phaselis Plajı
Kemer’de masmavi deniz, yeşil orman ve dağ manzarasıyla insanı büyüler. İnce kum ve sığ bir koyun birleşmesi ile meydana gelen plajda mutlak bir gün geçirmelisiniz. 

Sorgun Plajı
Doğa harikası Manavgat’a yakın bir bölgededir. Çakıl ve kumdan oluşan sakin, huzurlu, şirin bir plajdır.

Karpuz Kaldıran Plajı
Antalya’nın popüler plajlarından Karpuz kaldıran Antalya’nın batısında kalır. Düden Şelalesi’nin denize döküldüğü yerde bulunur. Askeri dinlenme kampı olarak kullanılan plajın kumu çok ince, denizi ise sığdır.

Damlataş Plajı
Damlataş Mağarası’nın önünde, Alanya Kalesi’nin eteklerinde yer alır. Mavi bayrağı, ince ve temiz kumu ile haklı bir gurura sahiptir.

Antalya’nın meşhur şelaleleri
Antalya'nın ününe ün katan doğal güzelliklerden biri de Torosların güneyindeki kaynaklardan çıkan akarsuların, geçtikleri yerlerde veya denize dökülürken oluşturdukları inanılmaz şelaleler. Doğaya âşık olmanın diğer bir adı diyebiliriz.

Düden Şelalesi
Antalya’nın enfes güzelliklerinden birisi de Düden Şelaleleri, kent merkezine 12 km. uzaklıktadır.  20m yükseklikten süzülür ve döküldüğü alan aynı zamanda yeraltından da fışkırır. Şelalenin altında yer alan Dilek Mağarası’ndan geçerek suyun arkasına geçilir. Şelalenin bulunduğu yer, çeşitli bitkileriyle botanik bir cennet görünümündedir. Şelalenin suları küçük bir dere oluşturup 8km sonrasında, Lara bölgesinden 40 m. yükseklikteki falezlerden denize dökülerek enfes bir görüntü yaratır. Şelalenin ve eşsiz güzellikteki doğanın içerisinde kendinizi cennette hissedeceksiniz. Mesire alanında restoranlar, kafeler, hediyelik eşya dükkânları ile harika bir gün sizin olacak.

Manavgat Şelalesi
Antalya’nın Manavgat ilçesinde bulunan şelale, ilçe merkezine 3 km, Antalya il merkezine de yaklaşık 72 km uzaklıktadır. Adını bu ilçeden alan şelale, ırmak sularının 4-5 m'lik bir falezden düşmesiyle meydana gelir. Şelaleyi besleyen karstik Dumanlı kaynağı, sol kıyıdaki dik bir kayanın yüzünde bulunan küçük mağaralardan fışkırarak çıkar.  Şelalenin bulunduğu alanda yemek yiyebileceğiniz, sıcak soğuk bir şeyler içebileceğiniz mekânlar mevcut. Burada muhakkak, ‘balık yiyin’ deriz. Şelalenin bulunduğu bölgede ayrıca rafting, araçla safari gibi aktiviteler de yapabilirsiniz.

Kurşunlu Şelalesi
Yedi ayrı ufak şelale birleşir ve yedi ayrı göletle birbirine bağlanan bir doğa harikası. İki kilometrelik kanyon içinde yer alan şelalenin etrafında piknik alanı, şelaleden inen suyun akıp gittiği küçük bir derenin kenarında da yaya gezinti yolu vardır. 12 metre kadar yükseklikten düşen su, aşağıda küçük bir gölcük oluşturur. Bu küçük gölün etrafına bir su değirmeni göreceksiniz. Ayrıca mevsimine göre, tatlı su kaplumbağalarına,  yengeç ve balıklara rastlayabilirsiniz. Şelalenin sesinin karşısında yemek yiyebileceğiniz restoranlar, hediyelik eşya alacağınız mağazalar hizmetinizde.

Uçarsu Şelalesi
Kaş’ta bulunan Yeşil Göl'ün 1 km kadar güneybatısında Aygır Göl'ü adı ile anılan küçük bir göl daha var. Bu gölden batan sular, bir pınar şeklinde açığa çıkmakta ve Uçarsu Şelalesi'ni oluşturmaktadır. Yeşil Göl'ün kenarından devam eden patika yolu çıkılarak şelalenin üst kısmına ulaşılsa da, şelaleyi buradan daha net göremezsiniz. Bunun için yaklaşık 100 m. kadar aşağıya inmeniz gerekli. İniş çıkış zahmetli gibi görünse de, her şeye değer diyebileceğiniz bir görüntüyle karşılaşacağınıza emin olabilirsiniz. Yöre halkı, Akdağ'ı ve bu dağdan fışkırarak çıkan Uçarsu Şelalesi'ni kutsal kabul ediyor. Şelale, kış aylarında donan ve buz sarkıtlarıyla kaplanan siluetiyle de değişik bir görünüme bürünüyor.

Alara Şelalesi
Köprülü beldesindeki dağların eteklerinden şelale yaparak doğan 70 km uzunluktaki Alara Çayı, Manavgat’ın Boztepe köyü yakınlarından denize dökülüyor. Yüzeye çıktığı noktalardan birinde, yaklaşık 25 m’lik bir şelale olup dökülüyor. Şelaleye ulaşmak için Alanya Konaklı’dan kuzeye, Güzelbağ, Gündoğmuş yolunu izlemek gerekiyor. Bahar aylarının rafting için en uygun sezon olduğunu da söyleyelim.

Antalya’nın müzeleri
Hem tatil hem sanat gezisine çıktıysanız pek çoğu şehir merkezinde bulunan Antalya müzelerini de, gezebileceğiniz yerler listesine eklemeyi unutmayın.

Antalya ilinde çoğunluğun Antalya şehir merkezi ve Alanya sınırları içerisinde yer aldığı toplam 11 müze bulunuyor.
Antalya Müzesi, Alanya Arkeoloji Müzesi ve Side Müzesi ilk çağ eserlerini, Alanya’daki İçkale Müzesi Selçuklu dönemi eserlerini, Antalya Atatürk Müzesi ve Alanya Atatürk Evi Müzesi de Türkiye Cumhuriyeti dönemi eserleri ile kapılarını ziyaretçilere açıyor. İkinci büyük oyuncak müzesi olan Antalya Oyuncak Müzesi hem büyüklerin hem de küçüklerin ilgisini çekiyor. Antalya Kent Müzesi şu an büyükşehir belediyesi binasında, bir kısmı açık hava müzesi olarak hizmet veriyor.

Antalya’da şenlik ve festivaller
Antalya’da çeşitli dönemlerde festivaller ve şenlikler düzenlenir. Özellikle yaylalardaki yaz şenlikleri coşkulu ve eğlenceli geçer. Ulusal ve uluslararası ölçekteki en büyük festival, 2010 yılında düzenlenmeye başlanan Antalya Televizyon Ödülleri’dir. Yine her yıl ekim ayında Antalya Altın Portakal Film Festivali düzenlenir.  Ayrıca Uluslararası Antalya Kum Heykel Festivali, gelenekselleşmiş Türkiye’nin tek, dünyanın ise en büyük kum heykel etkinlikleri arasındadır.

Antalya’da alışveriş
Turistik turlarda var olan takı tezgâhları ve hediyelik eşya dükkanları haricinde, bölgedeki alışveriş merkezlerinde de vakit geçirmeniz mümkün.  Akkapark, Alanyum, Deepo Outlet, Laura , Özdilek Park,  Shemall, TerraCity, White World Center şehrin ünlü alışveriş merkezleri.

Antalya’da ne yenir?
Antalya mutfak kültürü, üzerinde yaşayan kültürlerle birlikte sürekli değişim yaşamış.  Kentte piyaz, arap kadayıfı, yöre tarhanası, kekikli göce, yarpızlı, yarma tarhana çorbaları; şakşuka, aside, kabak çintmesi, keşkek, alafaşı, boranı (yöredeki adıyla borana), softalar aşı, labada aşı ve domates civesi gibi yemeklerin tadına doyulmaz.  Kabak tatlısı, palize, öküz helvası, kıvrım, fıtır, kirkitle, bestel tatlıları; kapama ve bastarya börekleri ile hilbeş, tarator ve kölle mezeleri çokça tüketilen, çoğunluğu yöreye özgü tatlı, börek ve mezelerdir.  Ayrıca tam anlamıyla bir narenciye cenneti olan bölgede, portakal yemezseniz olmaz. Kendine has, parmak yedirtecek lezzette ki reçelleri, özellikle limon ve bergamotu muhakkak denemelisiniz.

Bölgede bulunun restoranlarda gözlemeciden, ev yemeğine, Türk mutfağından dünya mutfağına her şeyi kolaylıkla bulabilirsiniz. Balık, şiş köfte ve güveçte kelle yemenizi şiddetle öneririz.

Antalya’nın gece hayatı
Antalya gece eğlenceleriyle de özellikle gençlerin vazgeçilmez tatil destinasyonlarından. Gün ışığına kadar süren Antalya gecelerinin en popüler mekânlarını sizler için derledik.

Antalya gece hayatı denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri hiç kuşkusuz Kaleiçi’ndeki Tudors Pub. Yine burada bulunan küçük ama şirin Simurg Bar’da da canlı müzik çalıyor. Sadece müzik eşliğinde biraz kafa dağıtmak isterseniz Sess Antalya size göre.  Jolly Joker’in Antalya’daki mekânı da her hafta özel konserlerle hareketleniyor. Dj’lerin sabahın ilk saatlerine kadar süren performansları da eğlencenizi ikiye katlayacak Up Shot Bar’da sabahlar olmuyor...