TURLARDA ARAMA YAP
Gezi Yazıları

GEZİ YAZILARI

Las Vegas.. Görkemli gösterilerin sehri

Bir gün ‘Turist Harikalar Diyarında' diye bir film çekilse mekan olarak seçilen şehir kesinlikle senede 37 milyon turistin ziyaret ettiği ve sadece beş kilometrelik bir bulvardan oluşan Las Vegas olurdu. Puslu Nevada çöllerinin parıltısı, yeryüzünün en eşsiz ve dinamik şehri, erişkinler Disneyland'ı Las Vegas'a hoş geldiniz. Gösterilerin en görkemlisi, aşağıdaki satırlarda birazdan başlıyor...

Mojave çölünün ortasında, dağlarla kaplı bir vaha olan şehrin adı ‘Çayır, otlak' anlamında. Sebebi de 1800'lerde Kaliforniya'ya giden yolcuların ve atlarının su ve yiyecek ihtiyacını karşılayan bir ara durak olması. 1930'larda Amerikan hükümetinin bizdeki GAP gibi çok büyük bir proje olan Hoover barajını inşa etmesiyle şehrin de kaderi değişmiş. Mafyanın dolduruşuyla politikacılar kumar oynamayı, ABD'nin 50 eyaletinden biri olan Nevada'da resmi hale getirmişler.

İlk büyük kumarhane El Rancho 1941'de açılmış ve 1960'lara kadar Las Vegas ‘Günahlar şehri' olarak tarihte iz bırakmış. Yapılan bir temizlik operasyonu ve mafyanın devre dışı bırakılmasıyla da yeni bir kimlik kazanmış. Bu arada ‘Kumar oynamak' fiili yumuşatılıp ‘Oyun oynamak'la değiştirilmiş ve bütün aileye hitap eden bir tatil cennetine dönüştürülmüş şehir.

Bugün dünyanın en büyük 25 otelinden 23 tanesi Las Vegas'ta. Dört beş bin odalı otellerin kapısında ‘Kusura bakmayın, tamamen doluyuz' yazıları görebiliyorsunuz. Bir gecede 10 bine yakın kişinin kaldığı bu mekanların lobilerindeki koltuk sayısı bazen bir elin parmaklarını geçmiyor! Müşteri olarak üstünüze düşen en büyük vazife her ne şart altında olursa olsun ‘Oynamak'!

Mc Carran Havaalanı'na iner inmez size hoş geldiniz diyen tek kollu canavarlar, oturduğunuz bir bar sandalyesinde bile rahat bırakmıyor. Bir yandan içkinizi yudumluyor, bir yandan da önünüzdeki ekranda kumar oynuyorsunuz. Las Vegas bir kumar şehri, diğer her şey sadece bir dekordan ibaret. Kibarca ‘Oyun Salonu' dedikleri casino'larda kazanmanın tek yolu ise bir casino sahibi olmak. Defalarca gittiğim Las Vegas'ta en fazla 1100 dolar kazanan birini gördüm, o da günün olayı oldu!

Yapılan bir araştırmaya göre gelenlerin yüzde 85'i kumar oynuyor ve ortalama olarak, kişi başı 665 dolar kaybediyorlar. Geriye kalan azınlık da şov, yemek, alışveriş derken elini cebinden çıkartamıyor. Otellerin çoğunda lobi bile yok ama birkaç futbol sahası büyüklüğünde kumarhaneler var. Tuzaklar o kadar çok ki yüzlerce makineyi geçmeden odanıza ulaşmanız mümkün değil. Bu arada salonlarda ne bir cam var, ne de saat, amaç zaman kavramını yitirip sadece kumara konsantre olmanızı sağlamak.

Sıcaklığın 45 dereceye kadar yükseldiği yaz günlerinde havuz keyfi yapmak mümkün değil, çünkü bir tane bile güneş şemsiyesi yok! Güneşlenmek neyinize, asli göreviniz müesseseyi zengin etmek! şehirlerinin adıyla Lost Wages (Kayıp Maaşlar) diye dalga geçen yaklaşık bir buçuk milyon insanın büyük kısmı hayatını turizmden kazanıyor.

Küçücük Şehirde Dünya Turu
Dünyada hangi şehrin silueti yeryüzünün en ünlü yapılarının bir araya gelmesinden oluşur ki? Yalancı dünyanın yedi harikasından biri olan Las Vegas'ı gezerken ufak bir dünya turu yapmak da mümkün. Otellerin büyük bir kısmı bir temaya göre inşa edilmiş. New York'un koşturmacasından Monte Carlo'nun şıklığına, Venedik'in kanallarından Hollywood'un yaldızlı dünyasına geçebilirsiniz. Eski Roma'da yemek yedikten ve Mısır piramitlerinin gizemini keşfettikten sonra, dünyanın en ünlü sanatçılarını seyredip, Eyfel Kulesi'nin tepesine çıkabilirsiniz.

Gelin biz Venetian otelinden başlayıp yukarı doğru devam edelim. Venedik'in ufak bir kopyası olan bu yapı San Marco Meydanı'yla merhaba diyor size. ıçeride ise Büyük Kanal'ın bir benzeri var. ‘O sole mio' gibi şarkılar dillerinde gondolcular size kanal turu yaptırıyorlar. Tavanlar maviye boyanmış, bulutlar araya serpiştirilmiş, tam bir rüya alemi. Birbirinden şık dükkanlar, önlerinde aryalar söyleyen geleneksel kostümlere bürünmüş şarkıcılar, öte yanda da Rialto Köprüsü... Venedik'in aslına hiç gerek yok. Daha şık, temiz ve rafine versiyonu Kaliforniya eyaletine 50 kilometre mesafede olan bu cennette.

Yolun karşı yakasında Hazine Adası (Treasure Island) oteli var. Tiyatrosundaki Cirque du Soleil şovu Mystere'i (www. treasureisland.com) kaçırmayın. ıçinde hayvanların olmadığı bu sirkin gösterileri inanılmaz ve insanda bağımlılık yaratan cinsten. New York New York otelinde yeni gösterileri Zumanity (www.zumanity.com) var. Asıl favorim ise Bellagio otelindeki O. (www.bellagio.com). Su diye Türkçeleştirebileceğimiz bu gösterinin binasına 50 milyon, şovuna ise 20 milyon dolar harcamışlar. Altı milyon litrelik havuzdaki gösteri akıllara zarar.

Yeniden Hazine Adası'na dönersek binanın önündeki yapay gölden bahsetmekte fayda var. Bu gölde belli saatlerde biri korsanlar biri de ıngilizlere ait iki gemi savaşıyor ve ıngilizlerinki batıyor. ınanılmaz ama gerçek. Ustelik bu ücretsiz bir şov. Birçok otelin önünde buna benzer gösteriler var.

Buradan parasız olan tramvayla kısa bir yolculuk yapalım. Geldiğimiz otel teması çöldeki bir vaha olan Mirage. Lobinin arkasındaki dev akvaryumu ve kumarhanedeki ağaçları muhakkak görün. Bu otel Siegfried ve Roy isimli iki Alman illüzyonistin tehlikeli hayvanlarla yaptığı şovlarla meşhurdu. Besle kaplanı oysun gözünün misali adamlardan birini kaplan parçaladı. şimdiki hayatına felçli olarak devam eden bu kişi huylu huyundan vazgeçmez atasözünü doğrularcasına kaplanlarıyla aynı evi paylaşmaya devam ediyor. Otelin önündeki suni gölde ise her on beş dakikada bir volkanlar patlıyor ve 54 adet suni şelalede günde dört milyon litre su kullanılıyor, hem de çölün tam ortasında!

Sırada Sezar'ın Sarayı (Ceasar's Palace) var. ıçindeki alışveriş merkezi Forum Shops inanılmaz. Eski Roma sokaklarında yürürken toga ve sandalet giymiş bir Romalı çıkıp gelecekmiş gibi hissediyorsunuz.

Muhteşem Bellagio otelinin önünde de çok büyük bir göl var. Akşam 15 dakikada bir Pavarotti ve diğer ünlülerin eserlerini dinlerken, ışık ve su gösterilerine de tanıklık ediyorsunuz. Otelin içinde 350 milyon dolar değerinde eserlerin bulunduğu bir müze bile var. Oda fiyatları çift kişi için yaklaşık 150 dolar civarında, ama bütçeniz kısıtlıysa Tropicana Avenue üzerindeki Motel Six'te dört kişinin kalabileceği odaların geceliği yaklaşık 40 dolar. Bellagio otelden yolun karşısına geçerseniz Paris'te kısa bir yolculuk yapabilir ve Fransız mutfağının yemeklerinin tadına bakabilirsiniz.

Elvis Düğünüyle Evlenmek İsteyenlere
Gelin şimdi de Frank Sinatra'nın New York New York'unu gezelim. Otelin önünde taklalar atarak dolaşan roller coaster adrenalin düşkünlerine şifa gibi. Otel Chrysler gibi şehrin ünlü binalarının kopyalarından oluşuyor. Önündeki Özgürlük Heykeli elinde meşalesi yığınları selamlıyor. şehrin tüm önemli bölümleri otelde yer almış. Ünlü film şirketi MGM in 5034 odalı oteli ise New York New York'un komşusu.

Ana cadde ‘The Strip'ten biraz uzakta olan ve iki milyondan fazla ampulle gecesi gündüze çevrilen Fremont Street Experience daha makul kumarhaneleri ve otelleriyle özellikle yerlilere hitap ediyor. Las Vegas geceleri çok güzel, ışıl ışıl bir şehir. şehre sabah baktığınızda hayal kırıklığı yaşıyorsunuz. Muhteşem makyajıyla gece sizi büyüleyen kadının sabah en sıradan hali ve saçındaki bigudilerle size günaydın demesi gibi bir şey bu. şehrin en önemli özelliklerinden biri de 50'den fazla kilisede her sene 100 binin üzerinde çiftin evlenmesi. Büyük otellerin çoğunda evlenmek isteyenler için özel yapılmış Wedding Chapel dedikleri kiliseler var. Temalı bir tören istiyorsanız en popüleri kendisi de burada evlenen ‘Elvis Düğünü'. Damada Elvis kıyafeti ve peruğu takıyorlar. ışin en komik kısmı ise nikah memurunun elde mikrofon ‘Love me tender' şarkısını söyleyerek nikahı başlatması!
 
Puslu Nevada çöllerinin parıltısı, yeryüzünün en dinamik şehri, Las Vegas. Öyle bir şehir ki, sadece beş kilometrelik bir bulvardan oluşmasına rağmen senede yaklaşık kırk milyon turist ağırlıyor.

Mojave Çölü'nün ortasında, dağlarla kaplı bir vaha olan Las Vegas'ın adı “çayır, otlak” anlamına geliyor. Sebebi de, 1800'lerde Kaliforniya'ya giden yolcuların ve atlarının su ve yiyecek ihtiyacını karşılayan bir ara durak olması. 1930'larda Amerikan hükümetinin bizdeki GAP gibi çok büyük bir proje olan Hoover Barajı'nı inşa etmesiyle, Las Vegas'ın da kaderi değişmiş. Mafyanın dolduruşuyla politikacılar kumar oynamayı, ABD'nin elli eyaletinden biri olan Nevada'da resmi hale getirmişler. ılk büyük kumarhane El Rancho 1941 yılında açılmış ve 1960'lara kadar Las Vegas “Günahlar şehri” olarak tarihte iz bırakmış. Yapılan bir temizlik operasyonu ve mafyanın devre dışı bırakılmasıyla da yeni bir kimlik kazanmış. Bu arada “kumar oynamak” fiili yumuşatılıp “oyun oynamak” ile değiştirilmiş ve şehir bütün aileye hitap eden bir tatil cennetine dönüştürülmüş.

Bugün dünyanın en büyük 25 otelinden 23'ü Las Vegas'ta...
Dört-beş bin odalı otellerin kapısında “Kusura bakmayın, tamamen doluyuz” yazıları görebiliyorsunuz. Bir gecede on bine yakın kişinin kaldığı bu mekânların lobilerindeki koltuk sayısı bazen bir elin parmaklarını geçmiyor! Müşteri olarak üstünüze düşen en büyük vazife her ne şart altında olursa olsun “Oynamak”!

Mc Carran havaalanına iner inmez size hoşgeldiniz diyen tek kollu canavarlar oturduğunuz bir bar sandalyesinde bile rahat bırakmıyor sizi. Bir yandan içkinizi yudumluyor, bir yandan da önünüzdeki ekranda kumar oynuyorsunuz.
Las Vegas bir kumar şehri, diğer her şey sadece bir dekordan ibaret. Kibarca “Oyun Salonu” dedikleri casino'larda kazanmanın tek yolu ise bir casino sahibi olmak. Bugüne kadar defalarca gittiğim Las Vegas'ta en fazla 1100 $ kazanan birini gördüm, o da günün olayı oldu! Yapılan bir araştırmaya göre gelenlerin % 85'i kumar oynuyor ve ortalama olarak, kişi başı 665 $ kaybediyorlar. Geriye kalan azınlık da şov, yemek, alışveriş derken elini cebinden çıkartamıyor. Otellerin çoğunda lobi bile yok ama birkaç futbol sahası büyüklüğünde kumarhaneleri var. Tuzaklar o kadar çok ki yüzlerce makineyi geçmeden odanıza ulaşmanız mümkün değil. Bu arada salonlarda ne bir cam var ne de saat; amaç zaman kavramını yitirip sadece kumara konsantre olmak. Sıcaklığın 45 dereceye kadar yükseldiği yaz günlerinde havuz keyfi yapmak mümkün değil, çünkü havuz başında bir tane bile güneş şemsiyesi yok! Güneşlenmek neyinize, asli göreviniz müesseseyi zengin etmek! şehirlerinin adıyla Lost Wages (Kayıp Maaşlar) diye dalga geçen yaklaşık bir buçuk milyon insanın büyük kısmı hayatını turizmden kazanıyor.

Las Vegas Bulvarı (The Strip)
Dünyada hangi şehrin silueti yeryüzünün en ünlü yapılarının bir araya gelmesinden oluşur ki? Yalancı dünyanın yedi harikasından biri olan Las Vegas'ı gezerken ufak bir dünya turu yapmak da mümkün.

Otellerin büyük bir kısmı bir temaya göre inşa edilmiş. New York'un koşturmacasından Monte Carlo'nun şıklığına, Venedik'in kanallarından Hollywood'un ışıltılı dünyasına geçebilirsiniz. Eski Roma'da yemek yedikten ve Mısır piramitlerinin gizemini keşfettikten sonra, dünyanın en ünlü sanatçılarını seyredip, Eiffel Kulesi'nin tepesine çıkabilirsiniz.

Amerika kıtasında bir Venedik...
Gelin biz The Venetian Hotel'den başlayıp yukarı doğru devam edelim. Venedik'in ufak bir kopyası olan bu yapı, San Marco Meydanı'yla merhaba diyor size. ıçeride ise Büyük Kanal'ın bir benzeri var. “O sole mio” gibi şarkılar dillerinde; gondolcular size kanal turu yaptırıyorlar. Tavanlar maviye boyanmış, bulutlar araya serpiştirilmiş; tam bir rüya alemi. Birbirinden şık dükkânlar, önlerinde aryalar söyleyen geleneksel kostümlere bürünmüş şarkıcılar, öte yanda da Rialto Köprüsü. Venedik'in aslına hiç gerek yok. Daha şık, temiz ve rafine versiyonu Kaliforniya eyaletine 50 kilometre mesafede olan bu cennette.

Gösterilerin çoğu parasız...
Yolun karşı yakasında bulunan Hazine Adası otelinin (Treasure Island) önünde yapay bir göl var. Bu gölde belli saatlerde iki gemi savaşıyor ve bir tanesi de batıyor. ınanılmaz ama gerçek! Üstelik bu ücretsiz bir şov. Birçok otelin önünde buna benzer gösteriler var. Buradan parasız olan tramvayla kısa bir yolculuk yapalım. Geldiğimiz otel, teması çöldeki bir vaha olan Mirage. Lobinin arkasındaki dev akvaryumu ve kumarhanedeki ağaçları mutlaka görün. Bu otel Siegfried ve Roy isimli iki Alman illüzyonistin tehlikeli hayvanlarla yaptığı şovlarla meşhurdu. Besle kaplanı oysun gözünü misali adamlardan birini kaplan parçaladı. şimdiki hayatına felçli olarak devam eden bu kişi huylu huyundan vazgeçmez atasözünü doğrularcasına kaplanlarıyla aynı evi paylaşmaya devam ediyor. Otelin önündeki suni gölde ise her on beş dakikada bir volkanlar patlıyor ve elli dört adet suni şelalede günde dört milyon litre su kullanılıyor, hem de çölün tam ortasında!

Sırada Sezar'ın Sarayı (Ceasar's Palace) var.
içindeki alışveriş merkezi Forum Shops inanılmaz. Eski Roma sokaklarında yürürken toga ve sandalet giymiş bir Romalı çıkıp gelecekmiş gibi hissediyorsunuz. Alman asıllı olup Los Angeles'ı tekeline alan aşçı Wolfgang Puck'un burada da Spago ve Chinois isimli restoranları var. Deneyin, pişman olmayacaksınız. ıtalyan yemeklerini seviyorsanız buradaki diğer gözdem ise Bertolini's. Alışveriş yaparken büyülenmeniz için saat başlarında gösteri yapılan iki havuz yaratmışlar. Birinde Baküs ve Apollo gibi heykel formundaki tanrılar konuşup sizi mitolojinin masalsı dünyasına taşırken, diğerinde kardeş kavgası yüzünden batan Atlantis'in hikâyesi anlatılıyor. Otelin 95 milyon $'a mal olan Colosseum konser salonu ünlü sanatçılara evsahipliği yapıyor.

Çarın Rolls Royce'u, Hitler'in Mercedes'i...
Yolun karşısına geçerseniz, ımparatorluk Sarayı (Imperial Palace) otelinde Çar 2. Nikola'nın 1914 model Rolls Royce'unu, Hitler'in 1939 yapımı Mercedes'ini ve diğer antika araçları görüyorsunuz. Direkt devam ederseniz karşınıza muhteşem Hotel Bellagio çıkıyor. Otelin önünde çok büyük bir göl var. Akşam on beş dakikada bir Pavarotti ve diğer ünlülerin eserlerini dinlerken, ışık ve su gösterilerine de tanıklık ediyorsunuz. Otelin içinde 350 milyon $ değerinde eserlerin bulunduğu bir müze bile var. Bitkilerin devamlı değiştiği serası ve 10 milyon $ değerindeki Murano camlarının tavanı süslediği resepsiyonu ile bu otel insana adeta paranın gözü kör olsun dedirtiyor. Hotel Bellagio'dan yolun karşısına geçerseniz Paris'te kısa bir yolculuk yapabilir ve Fransız mutfağından yemeklerin tadına bakabilirsiniz. Opera binası ve Zafer Takı, sizi Hotel Paris'in hemen girişinde selamlayacak.

Yanındaki Hotel Aladdin'de ise Arap dünyasına ve 1001 gece masallarına uzanacaksınız. Bu arada Aladdin'in yaklaşık 130 dükkândan oluşan alışveriş merkezini de dolaşmayı ihmal etmeyin.

Hotel Bellagio'dan Hotel Monte Carlo'ya ücretsiz tramvay var.
Akdeniz esintileri taşıyan ve Monte Carlo'daki kumarhaneden esinlenerek yapılan bu otel, diğerlerine göre daha sade. Gelin şimdi de Frank Sinatra'nın ünlü şarkısını hatırlatan New York New York'u gezelim. Otelin önünde taklalar atarak dolaşan roller coaster, adrenalin düşkünlerine şifa gibi. Binanın önündeki Özgürlük Heykeli, elinde meşalesi yığınları selamlıyor. Otel Chrysler gibi, şehrin ünlü binalarının kopyalarından oluşuyor. şehrin tüm önemli bölümleri otelde yer almış.

Ünlü film şirketi MGM'in 5034 odalı oteli ise New York New York'un komşusu. Kapıdaki dev aslan, Metro Goldwyn Mayer'in sembolü olarak tüm bulvara gözcülük ediyor. Las Vegas'ın şu an en gözde olan oteli ise geçtiğimiz günlerde açılan, Wynn. Bellagio'nun eski sahibi Steve Wynn'in 2.7 milyar $ harcayarak hayata geçirdiği ve içinde on dokuz restoran bulunan bu proje, dünyada otelciliğin sınırlarının nerelere kadar zorlanacağını gösteren güzel bir örnek. Ana cadde The Strip'ten biraz uzakta olan ve iki milyondan fazla ampulle gecesi gündüze çevrilen Fremont Street Experience, daha makul kumarhaneleri ve otelleriyle özellikle yerlilere hitap ediyor. şehir merkezinden 301 numaralı otobüsle 2 $'a gideceğiniz bu yerde tek kollu canavarların daha bonkör olduğu söyleniyor, bilginize! Las Vegas, geceleri insanı büyüleyen, çok güzel, ışıl ışıl bir şehir. şehre sabah baktığınızda hayal kırıklığına uğruyorsunuz.

Gece muhteşem makyajıyla sizi büyüleyen bir kadının, ertesi sabah en sıradan hali ve saçındaki bigudileriyle size günaydın demesi gibi bir şey bu.

Elliden fazla kilisede her sene yüz binden fazla çift evleniyor.
Büyük otellerin çoğunda evlenmek isteyenler için özel yapılmış Wedding Chapel dedikleri kiliseler var. ılgilenenler için 350 $'lık paket fiyatlar bulunuyor! Temalı bir törenler içinde en popüleri “Elvis'in Düğünü”. Damada Elvis kıyafeti ve peruğu takıyorlar.
ışin en komik kısmı ise nikah memurunun elde mikrofon “Love me tender” şarkısını söyleyerek nikahı başlatması! Amacınız ne olursa olsun Las Vegas seveceğiniz bir şehir ama gezinizi birkaç günle sınırlayın; fazlası hem sıkıyor, hem de cüzdanınızı sıfırlıyor!