TURLARDA ARAMA YAP
Gezi Yazıları

GEZİ YAZILARI

Florida'da Deniz, Güneş, Plaj Napa'da Şarap Doğa Spa

Amerikalılar'ın Şarap Ülkesi diye adlandırdıkları ve en iyi üzümlerin yetiştiği bölge San Francisco'nun kuzeyinde yer alıyor. Burada çok sayıda şarap üretim yeri mevcut ama Napa bunların en tanınmış olanı. Bu bölgenin tek özelliği şarapları değil, aynı zamanda ülkenin en varlıklı insanlarına da ev sahipliği yapıyor.

Florida'daki deniz, güneş, plaj üçgeni Kaliforniya eyaletinde yer alan Napa'da şarap, doğa, spa, lüks hayat dörtgenine dönüşmüş. Doğanın cömertliğine paranın görkemi eklenince, dünyadaki cennetler sıralamasına üst sıralardan giriş yapmış Napa.

Mekan San Francisco havaalanı, saat gecenin biri falan, 25 saatlik uçuştan sonra Napa Vadisi'ne gidecek olan iki adam araba kiralamaya çalışmakta... Ben panik içindeyim, bu karanlıkta dağ başındaki bir adresi nasıl bulacağız diye. Gastronomi ve şarap ‘Connaisseur'ü (Uzman) geçinen Fransız arkadaşım ise hálá Fransızca'yı dünyanın en önemli dili zannettiğinden olaya Fransız kalmış, reddetmekte ıngilizce denilen sözcükler yığınını. Pakistan'dan gelip ABD mozaiğinde yerini alan araç kiralama şirketinin yetkilisi de beni yatıştırmak için, ‘Magellan sizi götürür' diyor. ‘Ne Magellan'ı, şoför mü bu?' diye soruyorum. ‘Göstereyim' diyor, cehaletimle muhatap olmak istemeyen adam.

Arabanın ön konsoluna yerleştirilmiş olan Magellan, teknoloji harikası bir cihaz. Ekrana gideceğiniz adresi yazıyorsunuz, kadının biri monoloğa başlıyor: 'Bir mil sonra sağa sapın, yol ayrımına gelince sola dönün, köprüye girmenize yarım mil kaldı' diye... En sonunda da ‘Geldiniz!' diyor. ınanamıyor insan, neredeyse sarılıp öpesi geliyor Magellan'ı.

Eğlence Olsun Diye Şarap Üretiyorlar
Amerikalılar'ın Şarap Ülkesi diye adlandırdıkları ve en iyi üzümlerin yetiştiği bölge San Francisco'nun kuzeyinde yer alıyor. Burada Yountville, St.Helena, Calistoga, Healdsburg, Paso Robles, Sonoma gibi çok sayıda şarap üretimi yapılan yer mevcut ama Napa bunların en tanınmış olanı. Bu bölgenin tek özelliği şarapları değil, aynı zamanda ülkenin en varlıklı insanlarına da ev sahipliği yapıyor.

Önce Eyster ailesiyle buluşma var programda. Bunlar eğlence olsun diye şarap üretenlerden! ınanamayacaksınız ama böyle birçok insan mevcut. Para çok olunca bazen başa bela olabiliyor. Akşam gittiğimiz ve çoğu kaynakta ABD'nin en iyi restoranı olarak geçen ve en az iki ay önceden rezervasyon yaptırmanız gereken French Laundry'de (www.frenchlaundry.com) ünlü şef Thomas Keller'in yemeklerini tadarken şaraptan bahsediyoruz, denediğimiz de fiks mönü. ıçmeye önce şampanya ve portakal suyu karışımı Mimosa ile başlayıp sadece bu yöreye özgü bir üzüm çeşidi olan Zinfandel'den yapılma bir şarapla devam ediyoruz.

Benim saydığım kadarıyla, küçük porsiyonlar halinde on iki farklı yemek geliyor. Burada yemek yemek adeta bir eğitim, bedeli de bayağı ağır. Fiks mönü fiyatı içki hariç 135 dolar! Ödeyen konumunda olmamak bazen sevinç kaynağı olabiliyor! Tamam, ortam, sunum, damak tadı olağanüstü ama ödenen para öyle fahiş ki sonrasında aklımda kalan tek şey vicdan azabı! Gene de meraklısına not, bu ünlü şefin New York‘ta da Per Se isimli bir restoranı var. Etiket için yaşamak sadece bizim ülkeye mahsus değil, bu mekana müşteri olarak gelmek toplumsal merdivende basamak atlattırıyor size. Etraftakilere bakıyorum, vücut dili bütün sırları ortaya dökmekte. Eğitim ve iş hayatının yaklaşık yirmi yılını Amerikalılar'la geçirmiş biri olarak, tecrübelerim ve gözlemlerimden süzülen birkaç şeyi paylaşmak istiyorum: ABD göreceli olarak yeni bir ülke, ne ortak bir tarih var ne de kültür. Bizde nasıl eskiciden alınan ‘Paşa Dede' tablosuyla geçmiş satın alınıyorsa, burada da ödünç kültüre sığınıyor insanlar.

Altta, yürürken çıkarttığı sesten dolayı flip flop dedikleri, Türkçe mealiyle parmak arası terlik, üstte çiçeği bol bir Havai gömlekle, pazar brunch'larında şarap yüceltme sohbetleri yapmak en yaygın şey Napa'da. Cümlelerin arasına Fransızca, ıtalyanca ya da Latince kelimeler serpiştirmek de kültürel göstergeler. Bu arada son dönemin en gözde kelimesi ‘Low Carb'. O da ne demeyin. Obezitenin etrafta kol gezdiği ABD'de düşük kalorinin pabucu dama atılmış. Devir yiyeceklerin yanına ‘Düşük Karbonhidrat Oranı' yazma devri. Rejimiyle meşhur Atkins ölmüş ama öğretileri kalmış yadigar.

Amerikan Rüyası Tam Gaz Kadehler Havada
Ertesi sabah adları bilindik üç beş şaraphaneyi gezmek için evden çıkıyoruz. Domaine Chandon (www.chandon.com), Clos du Val (www.closduval.com), Sterling (www.sterlingvineyards.com ), Artesa (www.artesawinery.com), Ferrari Carano'yu (www.ferrari-carano.com ) ziyaret edip, bol miktarda şarap tadımı yaptıktan sonra ‘Dünya ne güzel, insanlar ne iyi' modunda son olarak Araujo marka şarapların üretildiği, muhteşem bir çiftliğin içinde yer alan şaraphaneye gidiyoruz. Sahibe babasının işi dolayısıyla genç kızlığı ızmir'de geçen, Türkiye'de yaşarken insanların Defne dediği ama adı Daphne olan çok hoş ve asil bir kadın. Ürettikleri şaraplardan bir tanesi Las Vegas'ta, içinde 350 milyon dolarlık sanat eserlerinin olduğu müze bile bulunan meşhur Bellagio otelinde 875 dolardan satılıyor.

Geriye dönerken geziden hafızama neler kaydettiğimi düşünüyorum. Napa'da ‘Amerikan Rüyası' tam gaz devam etmekte. Kadehler hep havada, konuşulan konular ise su üstünde kulaç atmakta. şu kısacık ömürde kimse derinlere dalma niyetinde değil anlaşılan. Onun için kaldırın siz de kadehleri, hadi ‘şerefe' ya da ‘Cheers...'

300'ÜN ÜZERİNDE ŞARAPHANE

ABD'deki şarap üretiminin yalnızca yüzde 5'i Napa ve civarında yapılıyor. şarap işine sadece 40 yıl önce soyunmuş olmalarına rağmen, buradaki şarapların meşhur olmasının sebebi en kaliteli markaların bu bölgede üretim yapmasından kaynaklanıyor. 300'ün üzerinde şaraphane var ve bunların üretimlerinde ıtalya, Avustralya gibi ülkelerden gelen üzümler de kullanılıyor. Önemli olan zaten üzümün menşeinden ziyade, şarabın kalitesi. Bağlarda da ağırlıklı olarak Chardonnay, Merlot, Cabernet Sauvignon gibi Fransız ve Sangiovese gibi ıtalyan kökenli üzümleri yetiştirmeyi tercih ediyorlar.